Pazar günü, biraz nemli ama güzel bir havada, mükemmel bir zemin üstünde ve harika bir taraftar karşısında çok yararlı bir hazırlık maçı oynadık.
Rakip, Avrupa kupalarının gediklisi olan Ukrayna temsilcisi Shakhtar Donekst takımıydı.

Öncelikle, Avrupa markası bir takımı Bursaspor taraftarı ve Bursa şehri ile buluşturan ve bu maçı TRT Spor ekranlarına taşıyan Enes başkan ve çalışma arkadaşlarını hasseten yürekten kutlamak gerekir.

Bursaspor’un hem Türkiye hem Avrupa çapında reklamını yapmak hakikaten önemli bir vizyon ve piar çalışması olmuş...
Enes Çelik ve yönetim kadrosu ilk göreve geldikleri günden bu güne kadar büyük düşünmeyi ve düşündüklerini uygulamayı kendilerine ilke edinmişler ve ayırt edici özellik haline getirmişler...

Özüne, sözüne, duruşuna, çalışma biçimine güven duyulan bir yönetime;

Taraftar başta olmak üzere, futbolcusu, teknik ekibi, personeli ve şehir dinamikleri de büyük güven duygusunu geliştirmiş durumda...
İşte, tüm bu olgular bütününden başarı hikayelerinin çıkması kaçınılmaz bir realite olarak apaçık önümüze düşmekte...

Buradan hareketle, önümüzdeki süreçte, Süper Lige doğru yelken açmışken;
Süper Lig ve Avrupa kupaları hedeflerinden ötürü kurumsallaşmanın da büyük önem arz ettiğinin altını çizmemiz gerekir...
Başkanın mutlak iradesi ile birlikte, idari yapılanma sürecinin tamamlanıp, sağlam temeller üzerine oturtulması, Bursaspor Kulübünün gelecekteki varlığının teminatı olacaktır!

Cumhuriyetimizin kurucusu ve ülkemizin Emperyal güçlerin istilasından kurtarıcısı M.K.Atatürk’ün, 10.Yıl nutkundaki söylemine benzer bir söylemle;

Sevgili Enes Çelik kardeşim ve çalışma arkadaşları az zamanda, çok işler yapmışlardır...

Hem idari hem sportif manada gerçekleştirdikleri işler mucizevi işlerdir...
Kıymetli başkanım, sevgili Enes kardeşim;
Sen, bu şehire ve şehrin birinci markası olan Bursaspor Kulübüne daha çok lazımsın...

Seni bir yerlere bırakmayız...

Kendine iyi bak lütfen!

Eveettt...

Uzunn bir grizgahtan sonra, artık, hazırlık maçının bizlere neler sunduğu konusuna girebiliriz...

Bir kere, öncelikle, büyük resme bakarak, Shakthar’ın, bizim ölçümüzde olmadığı gerçeğini göz önünde tutarak maç tahliline girmemiz gerekiyor...

Her ne kadar, dört günde üç hazırlık maçı oynamış olsalar da takım kadrosu olarak, gireniyle çıkanıyla, 24 yaş ortalaması olan komplike ve atletik bir ekip...

Hem savunma hem hücum prensiplerini totalde kompakt bir yapıyla yeşil saha üzerine yansıtıyorlar...

Bireysel yetenekli ya da yıldız oyuncular ile değil; takım oyunu ile seyredilebilir, göze hoş gelen ve seyredene seyir zevki sunan bir yapıdalar...

Arda Turan hocanın oyun felsefesini benimsemiş ve uyguluyorlar!

Arda hocanın da mükemmel oyunculuğunun üstüne, teknik adamlık nosyonunu da geliştirerek üstüne koymuş olduğunu görmek, Avrupa’da görev yapan bir Türk teknik adam olması anlamında sevindirici...

Peki;

Arda Turan’lı Shakhtar karşısında, Mustafa Er’li Bursaspor nasıldı?

Buyrun, okuyalım...

Özellikle ilk 45 dk. çatır, çatır mücadele ile geçti...

Oyunun ilk çeyreğinde Shakhtar’lı oyuncuların yüzlerini dönmesine izin vermedik.

Ön alan ve ikinci bölge baskılarını mükemmel yaptık.

Top bizdeyken, arkada üçlü durduk. Rakipteyken dörtlü olduk.

Merkez ortada Eyüp ve Elitim ile 6 numarayı değişerek oynadık...

Oyunu kurgularken Elitim öne çıkarken, rakip karşılamada ve top çalmalarda Eyüp’ün çabukluğunu ve hızını kullandık...

Rakip yarı alanında, top rakipteyken 4-2-4 şemasıyla dizilirken; önde, soldan sağa doğru olmak kaydıyla;

Amine-Emir Kaan-Lincoln-Halil şeklinde konumlandık.

Bu konumlanmanın, ön alan baskısının doğru yapılabilmesi adına olan eksikliği, Amine’nin kuvvet olarak hazır olmayışı göründü...
Dar alanda, ayak bileklerini oldukça esnek kullanabilen ve kaleyi hedefleyen kıvrak bir oyuncu izlenimi veren Amine, ileriye dönük daha hazır hale gelince fark yaratacak bir oyuncu..

Alternatifi ise, her zamanki kuvvetli yapısıyla İdris Furat olacaktır!

Mustafa hocanın, sezon boyunca, oynanacak maçların önem ve analizlerine göre İdris Furat bu kadronun her daim aranılan oyuncusu durumundadır! Daima kendini hazır tutmalıdır!

Lincoln, oynadığı sürece tek pas oyununu kullandı, pek inisiyatif almadı.. Teknik düzeyi yüksek bir oyuncu olmakla birlikte, koşu kalitesi de fena değildi. Oyunu genişletme ve uzun paslar atabilme tarafı güçlüydü...

Halil; bıraktığı yerden devam ediyor.. Bursaspor kaptanlığı yakışmış. İş disiplini ve ahlakı çok düzgün...

Geçtiğimiz sezon, iç kulvarları kullanıyordu.. Mustafa hoca öyle oynatmıştı.. Bu maçta çizgi oynadı..

Halil için fark etmiyor! Önemli bir güç!

Emir Kaan;

En çok konuşulan ve üstünde yorum yapılan oyuncumuz...

Benim için, her zamanki Emir Kaan’dı...

Bizim lehimize belki de yakaladığımız en önemli pozisyonu o buldu. Gol vuruşu için ayağını fazla bükünce, kaleyi bulamadı.

Bu çocuk, tam bir görev adamı ve takım oyuncusu...

Baran Başyiğit ile karşılaştırılması doğru değil, yerli de değil...

Baran’ın oynadığı zamandaki oyun gelişimi ile Emir Kaan’ın oynadığı zamandaki oyun farklıydı...

Baran’ın başladığı ikinci yarıdaki oyun, ilk 45’e göre daha rahatlamış, daha açık oyuna dönmüştü...

Dolayısıyla, oynadığı 20 dk.lık süreçte kendine alan bulabilen bir Baran seyrettik!

Bu şekilde de bireysel olarak gözümüze battı!

Belli ki iyi çalışmış.. Sprintleri ve kuvvetli görüntüsü sevindirdi.

O da gol yapabileceği bir pozisyonda çapraz vuruşunda kaleyi bulamadı...

Baran, her haliyle bu sezon boyunca süre alabilecek, gerektiğinde ihtiyaç duyulabilecek bir oyuncu olarak düşünülmelidir!

İheanacho’ya süre tanıyabilmek adına, Baran’ın oyundan erkenden alınması doğru olmadı...

Baran, yaşı itibarıyla bunu duygusal manada tolere edebilir.. Onun gönlü hem maç anında hem sonrasında güzelce alınmıştır.
Ama daha henüz hiç hazır olmayan İheanacho’yu süre alsın, taraftar görsün diye oyuna almak çok da şart değildi!

Gelelim, savunma merkezi ile savunma kanatlarına..

Savunmanın merkezinde, sağ da Alperen, solda Batuhan hazır göründüler ve kusursuz oynadılar.

Sağ kanat savunmada Ramo çok iyiydi.. Karşısındaki rakip çok atletik ve çabuk olmasına rağmen, Ramo iyi savundu...

Lakin, rakip Shakhtar olunca öne çıkma opsiyonunu kullanmadı...
Belki de arkadaki üçlü durduğumuz plan için hoca onu öne atmadı!
Sol kanat savunmada Toral Bayramov güçlü fiziği ile şimdilik hazır değil gibi...

Kanadından adam kaçırdı.. Ama bunda Amine’nin kademe eksikliği de rol oynadı!

Transfer edildiğinde Barış’ın ekürisi olur demiştim.

İkisi de değişerek, duruma göre süre alırlar...

Vee sevgili Kerem..

Yaşıyla ters orantılı üst düzey bir güven içinde maşallah.

Çıkardığı şut harika bir refleks gerektiriyordu...

Son tahlilde;

Oyunun ilk devresi ile ikinci devresi farklı değerlendirilmeli...

Özellikle 60.dk.ya kadar başka bir oyun; son çeyrekte başka bir oyun seyrettik...

İlk çeyrekte, yani 30. dakika dolduğunda, rakibimiz rahatladı ve top kullanmaya başladı.

Çünkü; yarım saatlik üst düzey baskı ve ilk toplara doğru ve rakipten önce müdehale tarzı şimdilik bu kadar sürdürülebilir...
Karşımızda, ağır baskıdan sıyrılmayı bilen ve karşı atağa kalkan bir takım vardı.

Böyle olunca, oyunun boyu uzadı ve geri dönüşler yordu!

Mustafa hoca, oyuncularına, oyun prensipleri doğrultusunda yüksek oyun disiplinini aşılamış...

Modern futbol oynatıyor ve oyun anlayışı çok iyi...

Henüz, bir aydır birlikte olan bu takımın, ilerleyen haftalarda daha da oturarak, oyun planını harfiyen uygulayabilecekleri bir kıvama gelecekleri aşikar!
Üst düzey kuvvet ve kondisyon gerektiren bu oyun planı kısa zaman içinde oturtulursa, seyrine doyum olmayan bir Bursaspor izleyeceğimiz kesindir diyebiliriz!
Bu arada ;Bolu’da, Pendikspor ile yapılan hazırlık maçından sonra; maçı seyretmeden, neyin ne olup, olmadığını bilmeden;

Şak diye hoca yorumları yapıp;

“Bu hoca ile olmaz” bilirkişiliğini üstün futbol vasıflarıyla kamuoyu önüne sunan üst futbol akılları;

Allah aşkına yazmayın, çizmeyin, etmeyin bunları...

Amiyane tabirle, özür dileyerek yazıyorum; lütfen çıkıntılık yapmayın!

Canınız sıkılınca, çıkıp, park bahçelerde zaman geçirin, klavye başına oturmamış olup, Bursaspor lehine bir sevap işlemiş olursunuz...

Çok uzun oldu bu yazı! Farkındayım!

Oyuna girenlerden de üç satır yazıp, bitiriyorum!

Lewis Baker, dünkü haliyle fikir üretip, yorum yapılacak bir oyun oynamadı...

Emir Kayacık beğendiğim bir stoper ve top kullanışı bayağı iyi!

Ancak, büyük olasılıkla, oyun kurma becerisi de iyi olan bir stoper transferi olacak gibi duruyor.

Genç Hüseyin de bu kadronun içinde olacak bir oyuncu!

Emir, Baran, Hüseyin...

Bursaspor’un işlenmemiş elmasları durumundalar.

Acele etmeden, kırmadan, dökmeden, yavaş yavaş gündeme girecekler...