Zeytin gerçekten büyülü bir meyve.

Bu coğrafyada da her zaman önemli bir yere sahip olmuştur.

Kahvaltılık yiyebilirsiniz, ezmesinden bin bir çeşit ürün çıkartırsınız, yağını yemeklerde, kozmetikte kullanır, sabun, şampuan, duş jeli, kolonya yaparsınız.

İşe yaramaz dediğiniz, budadığınız bir zeytin dalı çok mu büyüdü?

Mutfak malzemesi, mobilya yaparsınız.

Ama siz yine de işe yaramaz dalların bu kadar büyümesine müsaade etmeyin...

İnsanlığa vefasını kaybetmeyen bu bitki, hastalığa şifa, cilde deva olur.

Hiçbirini tercih etmediyseniz sırtınızı dayar derdinizi anlatırsınız yaşlı zeytinlere.

Unutmayın yaşlı ağaçların hep iyi bir öğüdü vardır bizlere.

***

Zeytin denildiğinde gerçekten akla ilk gelen ‘marka’ olan Marmarabirlik bu yıl 71. yılını kutluyor.

Kuruluşun bu yeni dönemde ön plana çıkardığı husus ise ‘güvenli adımlar’.

Hasat öncesinde Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız da bu süreçteki hedeflerini basın mensuplarıyla paylaştı.

Yıldız, bu yıl 35 milyon dolarlık ihracatla ‘tarihi bir rekor’ kırdıklarını belirterek “Şeffaflık sözü verdik, somut ve net adımlar atacağız” dedi.

Gözlemlediğim kadarıyla öyle de oluyor sanki...

Bakalım...

30 bin üyesi olan ve dünyanın en büyük zeytin üreticisi olan Marmarabirlik faaliyet bölgesinde 41 ton rekolte beyannamesi verildi, beklenti ise 130 bin ton.

Yağlık zeytini de eklerseniz bu rakam 170 bin tona ulaşıyor.

Bunlar iklim krizinde asla azımsanamayacak rakamlar.

Yıldız ayrıca AFAD, Jandarma ve Türk Kızılayı ile görüştüklerini, çalmadıkları kapı olmadığını ifade ediyor.

Marmarabirlik’te kurumsal hafıza geri getirilmek istenirken, tesislerin, depoların yenilenmesi hedefleniyor.

“Bir gıda OSB olursa oraya da yenilenmiş bir tesisle gidebiliriz” diyen Yıldız ürün yelpazesini genişletip ‘siyaha’ daha da destek olmayı istediklerini de söyledi.

Yapılacak ne çok iş var...

Birlik tüm bunları yaparken bir de kozmetik sektörüne adım atmaya hazırlanıyor.

Özellikle siyah zeytinin girmekte zorlandığı coğrafyaların kapıları kozmetik ürünleriyle aralanacak gibi.

Ali Yıldız, bu hedef için öncelikle sabun ve duş jeli üretimine hazırlandıklarını duyurdu.

Hastalıkların cirit attığı bir dönemde cebini olduğu kadar sağlığını da düşünenler olarak tırım tırım ‘safety ürünlere’ yönelmişken ben de yaşadığım coğrafyaya ait olan ürünü öncelerim elbette.

Cruelty Free – vegan sertifikaları alınırsa tadından yenmez hem de.

Bu sadece ülkemiz sınırları içinde değil, çevre coğrafyalarda da önemsenen bir konu.

Yazının en başından beri konu dönüyor, dolaşıyor zeytin ve sağlık etrafında.

Ne yapayım ayırmak mümkün değil.

Kozmetik dışında spesifik bir alana da eğilmiş durumda Marmarabirlik.

İçerdiği doymuş yağ oranıyla kalp krizi, kolesterol ve kanser dostu, sağlık düşmanı palm yağı içeren ürünlerin belki de başında gelen sürülebilir çikolataya alternatif olarak zeytinyağlı çikolata da yolda görünüyor.

Belli mi olur, belki bu alanda da topraklarımızdan çıkan bir marka dünya devleriyle yarışır hale gelir.

Ne de güzel olur.

Annem konuşulan, ilgilenilen çiçeklerin hep daha güzel açtığını söyler.

Marmara’nın siyah mucizesine de atılan ‘güvenli adımlar’ bitkinin doğası gereği muhakkak iyi bir karşılık bulur.

Tüm ağaçlar öyle değil midir zaten?