Tek taraflı akardı trafik. Geneli dolmuşlardan oluşan araçlar yolcu-indirip bindirmek için boşluk kollar, korna sesleri peşi sıra gelirdi. Çevre esnafın dışarı çıkardığı mallar yüzünden kaldırımda yürümek zor olurdu.

Ama o zamanlar önemi çok büyüktü Heykel’e ulaşım için. Burada yapılan herhangi bir çalışma deyim yerindeyse hayatı durdururdu.

Cumhuriyet Caddesi’nden bahsediyorum...

Nostaljik tramvay çalışmaları kapsamında yaya trafiğine 2011 yılında kapatılan, İstiklal Caddesi gibi bir havaya sahip olması hedeflenen ancak geldiğimiz noktada o beklentinin sadece havasını aldığımız meşhur caddemizden.

Şimdi, bu yersiz nostaljinin kaynağını merak etmişsinizdir, anlatayım.

Sebebi, UKOME kararlarında verilen bir teklif.

Yani, Çancılar Caddesi’nin trafiğe kapatılması teklifi...

Talep, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’nden temmuz ayında gelmiş, konu alt komisyona havale edilmiş, UKOME’den de “Cumhuriyet Caddesi ve Yeni Cumhuriyet Caddesi için alınan 2025/42 nolu "Cumhuriyet Caddesi ve Yeni Cumhuriyet Caddesi'ne, ... 11:00 - 22:00 saatleri içindeki saatlerde, bölgenin servis hizmetinin kuzey güney aksındaki, motorlu taşıt trafiğine açık olan güzergahlardan sağlanmasının..." kararı bulunduğundan dolayı, Osmangazi İlçesi Alacamescit Mahallesi Çancılar Caddesinin araç trafiğine kapatılmasının uygun olmadığına” karar verilmiş.

Çancılar Caddesi, konum itibarıyla Tuzpazarı Caddesi ile Cumhuriyet Caddesi’nin tam ortasında yer alıyor. Esnafın mal indirebilmek, taşıyabilmek için kullandığı önemli bir nokta. Yani Bursalıların ‘Çarşı’ diye adlandırdığı noktada önemi hayli büyüyen bir lojistik istasyonu.

Kuruldan bugün çıkan ret kararı yarın değişebilir, dönemin dinamikleri başka şekillerde seyredebilir. Bu hayatın olağan akışı içerisinde olan bir durum.

Vakti zamanında Heykel’in yani Atatürk Caddesi’nin de tamamen trafiğe kapatılması, hatta trafiğin yer altından verilerek caddenin yayalaştırılması düşüncesi vardı. O düşünceden hızlı vazgeçildi...

Sorun, bana göre Bursa’da istenilenin tam olarak net olamayışı hali.

Mesela ne istiyoruz? Kamusal alanda kendi kimliğimizi, Bursa’nın kurallarını mı oluşturmak istiyoruz yoksa gelişigüzel kararlar silsilesi ile günü kurtarmaya mı çalışıyoruz?

Cumhuriyet Caddesi ile doğru bir başlangıç yapmalı, bir ‘hayalin’ peşinden gidilen bu projede ısrarcı olabilmeliydik. Kültür-sanat yolu olsun diye yola çıkılan niyet, değişe değişe kimsenin memnun olmadığı bir hale geldi.

Artık çok fazla hamle şansı kalmadı.

Hormonlu büyüyen Bursa yeni kumarları kaldırabilecek sınırı geçti.

Bu şehir artık günü kurtarma gayesiyle değil, geleceği planlama düşüncesi ile hareket etmeli...