Trakya’nın şirin ili Kırklareli’de güzel bir havada ve güzel bir zeminde, her zamanki oyun şablonuyla müsabakaya başladık.
Açıkçası, bugün, farklı bir oyun planıyla oynayıp, önümüzdeki hafta Menemen maçının testini yapacağımızı tahmin ve ümit etmiştim..
Kalitesi ve gücü sınırlı olan Kırklarelispor karşısında topa sahip olup, oyunun kontrolünü elinde tutan ve bol pas yapan taraf olup, pozisyon üretemeyen kısır bir görüntü verdik ilk yarı boyunca...
Sol tarafta başlatıp, sağ kenara çektiğimiz İlhan Depe ile Sertaç Çam ikilisinin yine geçen hafta olduğu gibi, o bölgedeki al-ver ile gol yollarını bulabilmesinin ısrarlı çabalarını izledik...
Dedik ya;
Bereket rakibin gücü ve yetenekleri sınırlı da, kalemizde sıkıntı yaşamadık!
Kocaman bir yarım devrede hatırlayabildiğimiz iki pozisyondan biri Batuhan’ın kafası, diğeri de topu iyi kontrol edemeyip, kale ile olan gol vuruşu açısısını kaybeden Depe’nin kaçan pozisyonuydu...
Topyekün, nispeten zayıf olarak ifade ettiğimiz bir takıma karşı tempoyu yükseltemeden, ısırmadan, oyun çeşitliliğini yaratamadan geçen koca 45 dk. futbol oyunu için kayıp zamandır!
Ve biz bu tür kayıp zamanları oynamayı alışkanlık haline getirdik sanki..!?
Gelelim ikinci yarıya
Rakip teknik adamlar son iki maçta bizim hocaya karşı teknik üstünlük sağladılar...
“Bunlarda bir şey yok” havasını koklayan rakibin hocası, içeride, takımına, savunmadan ziyade öne oynama talimatını vermiş!
Bu talimatın ekmeğini de yedi..
Biz mi ?
İnanılmazdık inanılmaz...
Yediğimiz golden sonra, hocadaki panik, kulübede kim varsa içeriye at durumuna döndü.
Tamamen kaos futbolu, yetersizlik, şaşkınlık, beceriksizlik, topa hükmedememe halleri…
Ne savunma düzeninin sağlıklı oluşu, ne hücum düzeninin karman çormanlığı.
İşte öyle bir şey...
Yenik durumdayız, karşımızdaki beraberlikler takımı son 10 dakikada kalemizi şut bombardımanına tutuyor...
Bu takım, kendi evinde Muşspordan 4 gol yemiş bir takım...
Şimdi hoca gitti...
Giderken de “geçen hafta Pazartesi günü istifa etmiştim” diyerek gitti..!
Burası da ilginç...
Şu anda arıza çok büyük...
Ancak, bu demek değildir ki onarmamız mümkün değil...
Bal gibi mümkün!
Gönlünüzü ferah tutun. Kaygıları bir kenara atın!
Çünkü ;
Bu takımı, sürünmekten ve kapanmaktan çıkarıp, buralara getiren bir başkanımız ve çalışma arkadaşları var.
Daha yolun çok başındayız ve gidilecek yol çok uzun.
Buralara kadar, bataklıktan kurtulup, gün yüzü görmeye başlayan bu şehir ve takımı bundan böyle karanlığa mahkum olmayacak!
Bunun en büyük teminatı Enes Çelik ve camianın bizatihi kendisi olacaktır!
Tek üzüldüğüm, madem, Pazartesi istifa ettin, ayağını tutan mı oldu be hocam..?!
O zaman bu günkü maç güme gitti..
Bugün sahaya çıkan oyuncunun aklı karışıp, ayaklarına vurmaz mı?
Keşke gideydin de bu günü yaşamamış olaydık...
Neyse, ne...
Olan oldu, biten bitti...
Bursaspor ve camia için sezon yeniden başlıyor olacak...
Dolayısıyla, şu andan itibaren, serin kanlı, akıllı ve kararlı davranışlar sergileyerek yolun sonunu bulacağız!
Bu saatten sonra sevgili başkan ve arkadaşları ile oyuncu grubumuza büyük iş düşüyor...
Türkiye’nin dördüncü büyük şehrinin markasını yeniden ihya edip, akar yoluna sokmak...
Haydi bakalım ;
Başınızı öne eğmeyin !
Hep beraberr
Hep beraberr
Hep beraaberr
Bursaasporrr