AK Parti iktidarının 23 yıllık görev süresi boyunca en iyi icraatı kanımca kapalı alanlarda sigara içme yasağıdır.
İkinci iyi icraat ise yaşarken refaha kavuşturamadığından mıdır bilinmez, mezarlık hizmetleri ve cenaze defin işleridir.
1930 yılından 2005’e kadar yürürlükte olan 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun belediyelerin görevlerini tanımlayan İkinci Fasıl 15. madde 5. fıkrasında mezarlık ve defin işleri görevleri verilmişti fakat yerel yönetimleri bu işleri ücretsiz yapmakla yükümlü kılan açık bir hüküm yoktu.
2005 yılında çıkarılan 5393 sayılı yeni Belediye Kanunu’nda da böyle bir hükme açıkça yer verilmedi ama eğilim olarak 80’li yıllardan itibaren uygulanan kimi defin işlemlerinin ücretsiz yapılması, 2005’ten itibaren hizmet kapsamı da genişleyerek yurt genelinde hızla yaygınlaştı.
Esasen o tarihe kadar bu biraz da belediye meclislerinin aldığı karara bağlı bir uygulamaydı ve AK Parti hükümetleri bu sosyal ihtiyaç konusunda kendisine bağlı yerel yönetimleri hızlı harekete geçirdi.
Zamanla neredeyse yasal bir zorunluluk gibi kabul gördü ve AK Partili olmayan belediyeler de hizmeti içselleştirdi.
Böylelikle yaşı kemale ermişlerin eskiden sıkça dile getirdikleri ve geride kalanlara maddi külfet bırakmama arzusunu ortaya koyan “kefen param hazır” cümlesi geçmişte kaldı.
En sevdiğini yitirenlerin, canından can gidenlerin acı içindeyken düşünmesi gereken pek çok işi onlar adına belediyelere bağlı mezarlıklar müdürlüğünün yerine getirmesi takdir edilesi bir durum.
Gidip başvuru yapıldığı andan itibaren canla başla çalışıyorlar bu birimdeki görevliler. Cenaze nakil aracıydı, gasilhanesiydi, mevtaya son yolculuğunda eşlik edeceklerin mezarlığa ulaşımının sağlanmasıydı, başka illerde uygulanıyor mu bilmiyorum ama örneğin Bursa’da olduğu gibi definden sonra saatlerce aç susuz kalan bu topluluğa mezarlıkta yiyecek ikramıydı, ilk akşam taziyeevine yemek gönderilmesiydi…
Bunlar gerçekten taziye sahibinin yükünü hafifleten, gönül alıcı işler.
AK Partili yerel yönetimler mezarlıkların bakımı ve güvenliğine de özel hassasiyet gösterdi.
Yukarıda belirttiğim gibi sosyal ihtiyaç doğru tespit edilip gereği yapılınca iyi yankı buldu.
Bursa’daki AK Partili olmayan yerel yönetimler de ebediyete intikâlde hizmet yarışında geri kalmamak için gerekli adımları attılar.
AK Parti sonrası Mustafa Bozbey Başkanlığındaki Bursa Büyükşehir Belediyesi cenaze defin hizmetini aynı şekilde sürdürüyor.
Ne var ki mezarlıkların bakımı konusunda aynı şeyi söylemek mümkün değil. Mezarlıklar bakımsızlık içinde.
Kentin bugünlerde en çok konuşulan sorunu susuzluk, hayatın sürdüğü noktalar kadar toprağın altındaki sessiz nüfusun sonsuzluk mekânlarını da etkiledi.
Mezarlıklar neredeyse kurumaya yüz tuttu. Kuraklık ülkenin ilk sıralardaki gündemiyken yerel yönetimleri suçlamak haksızlık olur.
Fakat söz temizliğe gelince söylenecek çok şey var.
Mezarlıklar çöpten geçilmiyor.
Etrafa saçılmış, mezarlık içi yollarda yuvarlanan 5 litrelik pet şişeler, budanıp yol kenarlarına terk edilmiş ağaç dalları, poşetler, cenaze törenlerinden kalmış gıda kırıntılı yiyecek muhafaza kâğıtları, ağzına kadar dolmuş taşmış çöp kutuları…
Kısacası ne ararsanız var.
Tamam, kabul, yurttaş sorumluluğunu bilmemiş kirletmiş, ayıp etmiş. Peki, o alanı temiz tutmakla sorumlu olanlar ne iş yapıyor? O çöplerin günlerce oradan oraya sürüklenerek mezarlık içinde dolaşmasına nasıl göz yumuluyor?
Durum Hamitler Kent Mezarlığında da böyle, Emirsultan Mezarlığında da böyle, Pınarbaşı Mezarlığında da böyle…
Bursa Büyükşehir Belediyesi sanırım “Gülümseyin Bursa’dasınız” sloganlı pankartını asamayacağı tek yer mezarlıklar olduğu için bu sessiz alanları görmezden geliyor.
”Şehrin içecek suyu kalmamış, BUSKİ’nin borçları Uludağ’ı aşmış, sen de buna mı takıldın?” dediğinizi duyar gibiyim.
İnsana can veren suyu hep yazıyoruz, canından su çekilmişleri unutuyoruz diye hatırlatmak istedim.
Mezarlıklar sadece sessizdir, kimsesiz değil; akılda bulunsun, belki oy gelir.