Zaman gücünü kendinden alarak dilediğince geçiyor; yakalamaya çalışan için dörtnala, uzaklaşmak isteyene aheste.

Ama illaki bitiyor işte.

Tıpkı meslekte 30 yılı geride bıraktığım gibi, Nöbetçi Gazete ailesine katılalı iki buçuk yıl geçti.

Temmuz 2023’ten beri içinde olmaktan büyük keyif aldığım, heyecan ve mutluluk duyduğum bu aileye ve siz kıymetli okuyucularımıza veda vakti geldi çattı.

Kimlere ulaştı o yazılar, kimlere umut oldu, kimleri gücendirdi, kimlerin içini ısıttı, kimlere duygudaşlık etti bilemem. Tanışmasak da hepinize teşekkür ederim.

Değerli geri bildirimlerinizden yararlandım, taleplerinizi dile getirmeye çalıştım. Mesajlarınız, e-postalarınız, sosyal medya yorumlarınızla desteğinizi hep hissettim.

İki buçuk yıl önce “merhaba” dediğim “Değerler Krizi” başlıklı yazımda “….bir değerler krizinden söz etmek daha doğru olur” diyerek ülkenin içinde bulunduğu durumu dile getirmiştim.

Geçen sürede iyileşmeye dair umudumuzun da erozyona uğradığına tanık olduk ve olmaya devam ediyoruz.

Yeni bir yılın arifesinde kırıntı bile olsa umutlarımıza daha sıkı sarılmamız gerektiğinden başka söyleyecek söz kalmıyor geriye.

Vicdan, merhamet, adalet duygularınızı ve inancınızı koruduğunuz güzel bir yıl geçirmeniz diliyorum.

Ve tabii bir teşekkür de Nöbetçi Gazete’ye.

Sizinle buluşmama ve özgürce yazabilmeme olanak tanıyan, dostluğunu esirgemeyen, zor günümde de sevincimde de yanımda olan kıymetli yazarımız Lale Akasoy ve Nöbetçi Gazete Kurucu Yayın Kurulu Başkanı Enver Akasoy’a (Enver ağabeyime) içtenlikle teşekkür ediyorum.

Hoşça kalın.