“Kent Anayasası” niteliğindeki 2050 Çevre Düzeni Planı ile ilgili geniş katılımlı toplantılar sürüyor.

Çeyrek asır sonra nasıl bir Bursa’da yaşayacağımıza, yaşamak istediğimize dair veriler, talepler ve yaklaşımlar bir bilgi havuzunda biriktirilip şekillendiriliyor.

Konuyla ilgili "Paydaş Çalıştayı"nın üçüncü toplantısında Bursa’yı 2050 vizyonuna ulaştıracak yenilikçi, proje fikirleri üretildi.

Konuyla ilgili bülteni okurken Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in stratejik önceliklerin belirlendiği geçen temmuz ayındaki ikinci toplantıda yaptığı konuşmadan iki bölüm geldi aklıma:

“….Sürecin merkezinde sürdürülebilirlik, dirençlilik, doğa ile uyum, kültürel mirasın korunması, döngüsel ekonomi ve toplumsal kapsayıcılık yer almaktadır….”
“….bu plan kentin anayasası olacak. Böylece ‘Yeşil Bursa’ özlemimize tekrar kavuşmuş olacağız….”

Geleceğe dair umut yeşerten sözler bunlar. Gerçekleşmesi yürekten dilenen… Gerçekleşeceğine inanmak istenen…

Hemşehriler için bu isteğin kesin bir inanca dönüşmesi, atılacak somut adımlara bağlı.

Herkes yeşil bir Bursa görmek istediğini söylerken kentin giderek betonlaşması temel çelişki noktası.

Doğanbey ile başlayıp Soğanlı ve 1050 konutlar ile süren yanlışlar silsilesi yetmezmiş gibi özel sektörün mahallelere hızla girişinin de önünü açan ve pek çok mahalleyi dev birer şantiyeye dönüştüren bu kentsel dönüşüm mevzusunda işlerin çığrından çıktığını hızlı betonlaşmaya bakarak görmek mümkün.

AK Partili geçmiş dönem ilçe ve büyükşehir belediye meclislerince alınan kentsel dönüşüm kararlarındaki yanlışlar CHP’li mevcut yerel yönetimleri rahatsız etmiyor olmalı ki tersine bir çaba göze çarpmıyor.

Ne belediye eliyle yapılması planlanan dönüşüm projelerine ne de özel sektörün projelerine dair kriter değişikliği var.

Kentin susuzluk sınavı verdiği bu günlerde yağacak her bir damla yağmurun çok büyük önemi varken ve yağmur bulutları kentin üstünden yağmadan geçerken hatta son birkaç yıldır yerden yükselen ısı nedeniyle kar taneleri yere inmeden havada buharlaşırken;

Kentin rüzgar koridorlarının korunması,

Dönüşümü yapılan binaların bahçelerindeki ağaç kesiminin önlenmesi,

İnşaat dış cepheleri, balkonlar ve teraslarda cam malzeme kullanımının önüne geçilmesi için

Ne yapıldı, ne yapılıyor, ne yapılacak, hangi karardan geri dönüldü, dönülecek?

Mesela kat yüksekliğinde 0,50 emsal artışından vazgeçilebilecek mi?

“Özel mülk alanındaki ağaçlara müdahale edilemediği” gerekçesinin arkasına sığınmaya devam ederek özel inşaat şirketlerinin yeşil katliamına “dur” denilebilecek mi?

Yeri gelmişken şu iddialara da yanıt aranmalı:

Özel sektör eliyle mahallelerde dönüşüm yapılması konusunda mahalle ve ilçelerin inşaat şirketlerince paylaşılmasına sessiz kalınarak hak sahiplerinin memnuniyetsizliğe rağmen mahalle bazında bina üretiminde “az el” piyasa yaratılmasının önü açıldı mı?

Kükürtlü Mahallesi mesela!

Osmangazi Belediye Başkanlığı döneminde Kükürtlü’yü kentsel dönüşüm kapsamına alan ve Cumhuriyet Savcılığı Lojmanları ile dönüşümü başlatan AK Partili Mustafa Dündar, apartmanların altına mutlaka ticari alanlar da planlayarak Kükürtlü’yü yeniden cazibe merkezi hâline getirmek istediklerini söyleyip “İnşallah bu inşaattan sonra özel sektör diğer kesimlere katkı sağlar” demişti.

Neden böyle bir vehme kapıldı bilinmez çünkü mahalle sakinlerinin cazibe merkezi olmak gibi bir talebi yoktu; hâla yok! Olsaydı hepsi Nilüfer’e taşınırdı. Tercihleri bahçeli apartmanlarda yeşille yan yana huzurla oturmak olan mahalle sakinlerinin istedikleri tek şey, yaşlı binalarının depreme dayanıklı hâle getirilmesi. Bu, dün de böyleydi, bugün de böyle.

Dündar seçimle gitti ama yolunu açtığı özel sektör Kükürtlü’yü mesken tuttu. Tutmakla kalsa iyi; mahalleyi hallaç pamuğu gibi dağıtmaya başladı.

Tekelleşme ya da düopolleşme iddialarını doğrularcasına bir iki şirket seri üretimle mahalleyi betona boğmaya doymadı.

Şimdi buradaki fotoğrafa bakın. Bir zamanlar bahçe içinde bir apartmandı. Sokak arasındaki bu apartmanın karşısındaki alışveriş merkezi bile iş yapamayıp kapanmışken binanın yeni hâlinde altına ticari alanlar eklenmiş.

Whatsapp Image 2025 10 23 At 22.51.43 (3)

Bu projeyi yapan şirket web sayfasındaki proje tanıtımlarında apartmanların altında kafeler, mağazalar bulunan, etrafı yeşillik içinde tasarımlar sergiliyor. Gerçek hayatta ise inşa ettiği her apartmanın bahçesini bu fotoğraftaki gibi tarumar edip ağaçlarını kesiyor.

Mahaledeki diğer inşaat şirketi de farksız. Hatta daha fena.

Whatsapp Image 2025 10 23 At 22.51.43 (2)

Betona yer açmak için kamusal alan olan kaldırımlardaki ağaçlara bile kıymaktan çekinmiyor.

Bursa’nın 2050 Planı nasıl olacak?

2050 yılında nasıl bir Bursa’da yaşanacak?

AK Partili Recep Altepe’nin başlattığı 0,50 emsal artışı ve Dündar’ın çok istediği, altında mağazaları ile cazibe merkezi olan betondan mahalleleriyle yağmuru bereket değil sel olarak karşılayan bir Bursa’da mı?

Bütün bunları değiştirecek yetkiye ve güce sahip Bozbey’in hayallerinin gerçekleştiği Bursa’da mı?

Yoksa “Yeşil Bursa” sonsuza kadar yüreklerde ukde olarak mı kalacak?