Gelir İdaresi Başkanlığı’nın ilgili tebliğinin Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla 2025 yılı yeniden değerleme oranı yüzde 25,49 olarak kesinleşti.

Son üç yılın verilerine kıyasla daha akla uygun gibi görünen bu oran mevcut ekonomik tabloda aynı uygunlukta bir yere oturmuyor.

2022’de yıl sonu enflasyonu yüzde 64,27 iken yeniden değerleme oranı yüzde 122,93 olarak belirlendi ve toplumda infial yarattı.

Söz konusu oran 2023’te yüzde 58,46 ile enflasyonun 6,31 puan ve 2024’te de yüzde 43,93 ile 0,45 puan altında gerçekleşse de yine yüksekti.

Yeniden değerleme oranındaki bu dalgalanma ücretle çalışan kesimin yüksek vergi dilimine geçmesine reel gelirinin iyiden iyiye erimesine neden oldu.

Yeniden değerlemenin yüzde 25,49 olmasıyla 1 Ocak 2026’dan itibaren her türlü vergi, resim, harç, ceza tutarının yanı sıra işverenin çalışanına ödediği yemek, yol ücretleri, gayrimenkul satışı, kira gelirleri, sürekliliği olmayan kazançlar gibi gelirlerin vergilendirilmesindeki istisna sınırları da bu oranda belirlenecek.

Kısacası iğneden ipliğe her şeye en az bu oranda zam gelecek.

Gerçi Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi harç ve istisnalardaki artışı yeniden değerlemeye göre değil enflasyon hedeflemesine göre yapacaklarını ve vatandaşın aleyhine düzenlemeye gitmeyeceklerini söyledi.

Fakat!

Daha geçen hafta TC Merkez Bankası 2025 yıl sonu enflasyon tahmin aralığını yüzde 25-29’dan yüzde 31-33’e yükseltti.

Bu kaçıncı hedef yükseltme artık hesabı tutulmaz oldu.

Sokağın enflasyonu, TÜİK verileri ve TC Merkez Bankası hedefleri ile örtüşmediği için yeniden değerleme oranı enflasyonun altında kalsa da yaşam maliyetindeki artış sürdüğü için özellikle dar gelirli ve ücretlilerin gelir kaybı sürecek.

Asgari ücrete Ocak 2026’da yapılacak zamma ilişkin görüşmeler aralık ayında netleşecek. Çok değil bir gün sonrası aralık ayı zaten. En önemli gündemi de asgari ücret görüşmeleri.

Öngörüler asgari ücretin yüzde 20-25 aralığında artacağı yönünde.

Yüzde 25 ve altında bir ücret artışı yüzde 31-33 aralığında enflasyonla çalışanın gelirinin neredeyse tamamının yüzde 25,49’luk yeniden değerleme artışıyla yok olup gitmesi demek.

Emeklileri söylemeye gerek bile yok çünkü uzunca bir süredir zaten unutulmuş, kaderine terk edilmiş durumdalar.

Kısacası, konut, gıda, enerji kalemlerindeki fiyat artışları nedeniyle yurttaşın üzerindeki ağır yükler hafifletilmedikçe “aleyhte düzenleme yapılmayacağı” sözü siyasi bir söylem olmanın ötesine geçemiyor.