Türkiye’de en çok eleştirilen konuların başında üniversitelerimiz geliyor. Son yıllarda artan hem kamu hem vakıf üniversitesi sayısı ile paralel eğitim kalitesi tartışmaları devam ederken bir de sanayi-üniveriste işbirliklerinin yetersizliği ve yetkinlik tartışmaları da konuşulmaya başlandı.

Ne yazık ki son dönemde sanayi üniversite işbirlikleri o ilk dönemindeki gibi efektif değil.

İş dünyası üniversiteleri sadece para almak için danışmanlık tarafında yer almakla suçluyor, üniversite yönetimleri iş dünyasını yeterli girişimde bulunmamakla itham ediyor.

Ne yazık ki son dönemde iki tarafında haklılık payı var. Çünkü bazı üniversitelerdeki akademisyenler sanayiye sadece ekstra para gözüyle bakıyor. Ama bazı sanayiciler de üniversiteler ile yapılacak projelerin kaynak ayrılmadan gerçekleşebileceğine inanmak istiyor olacak ki bütçe ayırmıyor ya da çok küçük bir bütçe ayırıyor.

Bu tartışmalar burada dururken son dönemlerde dünya üniversiteleri sıralamalarında da kendi okullarımızın gerileyişini uzaktan izledik.

Ne yazık ki bu gerilemeyi maskelemek için de farklı kurumların farklı sıralamaları bize anlatıldı.

Biz yönünü Avrupa’ya dönüş ve bilimi de ilimi de en ileri seviyeye taşımayı amaç edinmiş bir millet olarak odağımızda her zaman en iyi üniversiteler ve Avrupa’nın en iyileri vardı.

-dı diyorum çünkü YÖK Başkanı Erol Özvar üniversitelerimizin Asya üniversiteleri ile kıyaslamasını paylaştı...

***

Şimdi paylaşımda övündüğümüz konuya bir bakalım:

Uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education (THE) 2026 Asya Üniversiteler Sıralaması’nda 36 ülke ve bölgeden 929 üniversitenin değerlendirildiği listede, ülkemiz 109 yükseköğretim kurumu ile Hindistan ve Japonya’nın ardından en fazla üniversiteyle temsil edilen 3. ülke oldu.

Yani nitelikle yine bir sıralamaya giremedik. Çünkü listedeki en iyi sıralamamız 73. sıra ile Koç Üniversitesi’ne ait. 78. basamakta ODTÜ, 82. sırada Sabancı Üniversitesi ve 97. basamakta da İTÜ var.

İlk 200’deki diğer üniversitelerimiz ise 102. Boğaziçi Üniversitesi, 13. Bilkent Üniveristesi ve 171. Yıldız Teknik Üniversitesi...

Merak edenler için söyleyeyim Bursa’daki üniversitelerimizden Bursa Uludağ Üniversitesi de Bursa Teknik Üniversitesi de sıralamada 801+ sıralamasına sahip.

***

Times Higher Education’a ait birçok istatistik zaman zaman paylaşılıyor ama bizim bir Avrupa ülkesi olarak kabul edilmememiz sanki başlı başına bir sorun gibi.

Sanayinin merkezindeki üniversitelerimizin içler acısı sıralamaları da aslında üniveriste-sanayi işbirliğinin neden sarpa sardığının bence güzel bir göstergesi.

Ama olsun listede 109 üniversite var. Madem iyiyiz Dünyayı, Avrupa’yı geçtik artık Asya’da ilk 50’de 1 tane üniversitemiz yok.

Bunu çıkıp sorgulamak gerekirken neden hala bu durum bir başarı gibi anlatıyoruz? Listenin dünya kısmına baktığımızda ilk 100’ü geçtim ilk 500’e kaç üniversite sokabilirdik?

Ben baktım. İlk 300’de tek bir üniversitemiz bile yok. Buyurun bu da aynı kurumun 3118 üniversiteye yer verdiği dünya sıralaması.

Ekran Görüntüsü 2026 04 27 135524301-350 – Koç Üniversitesi

351-400 – ODTÜ

351-400 – Sabancı Üniversitesin

401-500 – Boğaziçi Üniversitesi

Bu listede Bursa’nın iki kamu üniversitesi ilk 1500’de yok. 1501+ kategorisi ile yine diğer yüzde 50’nin içindeler.

***

Bugün ülkemizin içinde bulunduğu sorunların başında nitelikli personel ve eğitim eksikliği geliyor. Bizim ‘en çok’ değil ‘en iyi’ olmak adına çalışmamız gerekli. Bu sıralamalar devam ettikçe sadece eğitimi değil endüstriyi de kaybedeceğiz.

Çünkü üniversite sadece bir okul değil, bilimin ve katma değerin merkezidir. Üniversiteler olmadan çığır açacak katma değerli üretimin ihtimali yok! Tabii amacımız bu ise. Çünkü Savunma sanayisi hariç hiçbir sektörde varlığımız güçlenmiyor.

Savunma sanayisi de en iyi okulların en iyi öğrencileri yer aldığı için bu kadar güçlü.

Bilmem anlatabildim mi?