Tekstilin derdi bitmiyor. Bitmediği gibi yeni sorunlar da baş göstermeye devam ediyor. Piyasanın oyuncuları da bu kapsamda ilgili bakanlıklara şikayette bulunmaya devam ediyor.
Nihayetinde ise biz bu dönemde bol bol “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ” yayımlandığını görüyoruz.
Son olarak Ticaret Bakanlığı, sentetik filament iplikten dokunmuş giyimlik mensucat ithalatına yönelik dampinge karşı uygulanan önlemler kapsamında yeni bir nihai gözden geçirme soruşturması açılmasına karar verdi.
Bu kararın altında ise direkt Bursa imzası yer aldı.
Soruşturma, Bursa’nın bu alandaki önemli üreticilerinden Karesi Polyester ve Petrokimya Sanayi A.Ş. tarafından yapılan başvuru ile başladı. Ama başvuruda 6 farklı yerli üreticinin de imzası vardı.
Bu şirketler de Akbaşlar Tekstil, Altınsu Tekstil, Asya Dokuma, Barutçu Tekstil, Kimteks Tekstil ile Işıksoy Tekstil oldu.
Ticaret Bakanlığı tebliğ ile birlikte yapılan inceleme sonucunda başvurunun yerli üretim dalını temsil niteliği taşıdığını ve yerli üretim dalı adına yapıldığını tespit ettiğini aktardı.
Şikayete konu ülkeleri de size sıralayayım: Çin, Tayvan, Güney Kore, Malezya ve Tayland.
Bu ülkeler biraz sektörle ilgiliyseniz çok da sürpriz değil. Bu ülke menşei olan 54.07 gümrük tarife pozisyonu altında yer alan sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat (giyim için olanlar) ürünlerini kapsıyor.
Bu alan zaten 2002’den günümüze kadar antidampingler ile korumaya çalışılıyordu.
Teblig’de de altı çizildiği üzere mevcut uygulamalar kapsamında, ülkelere ve ürün özelliklerine göre CIF bedelin yüzde 7,76’sı ile yüzde 40’ı arasında değişen oranlarda damping vergileri yürürlükte bulunuyor.
Uygulama en son 2021 yılında yani pandeminin çıkışında gözden geçirilmiş ve bazı ülkeler için oranlar revize edilmiş, bazı ayrımlar kaldırılmıştı.
Peki şimdi neden bu konu tekrar açıldı?
Ticaret Bakanlığı, mevcut önlemlerin süresinin dolmak üzere olduğunun 2025 yılında ilan etmişti. Hal böyle olunca yerli üreticilerden gelen başvurular geldi. Akabinde önlemlerin kaldırılması halinde dampingin ve yerli sanayi üzerindeki zararın devam etmesi veya yeniden ortaya çıkmasının muhtemel olduğu sonucuna ulaşıldı. Akabinde bir soruşturma başladı.
Bu soruşturma kararının en büyük avantajı soruşturma süresince de mevcut önlemler devam edecek. Soruşturma kapsamında; ihracatçılar, yabancı üreticiler, ithalatçılar, meslek kuruluşları ve ilgili ülke hükümetlerinin temsilciliklerine ilgili formların cevaplanması ve görüşlerin sunulması için 37 gün süre tanındı.
Soruşturmanın sonunda muhtemelen mevcut önlemlerin devamı çıkacaktır. Ama özellikle son güncellemenin pandemi çıkışında yapılmış olması ve o dönem sektörün zaten bu kadar ithalat baskısı altında kalmadığı gerçeği söz konusu. Yani şartlar bugün daha da ağır.
Sektörün en azından kendisini koruması adına mevcut akışın korunması elbette önemli. Ama tek başına artık antidamping yeterli değil.
Alternatif çözümlerin üzerinde durmak lazım. Sektörü dinlediğimizde zaten bir yol haritası kolaylıkla çıkacaktır. Çünkü Bursa’da daha önce bir Premiere Vision süreci yaşadık ve o dönem de görmüştük ki tekstil sektörü diğer birçok sektörden farklı olarak hızlı bir biçimde organize olabiliyor.
Bu yüzden mevcut koşulları ve yerli üreticiyi korumak adına bir soruşturma ve mevcut koşulları koruyabilme çabasının da üzerine çıkmak için yetkili mercilerin ceza kesmek dışında da sektörü geliştirmek adına biraz sahaya inmesi gerekli.