İkinci el otomobil piyasasında yaşananlar hakkında sahibinden.com & BETAM işbirliği ile hazırlanan raporun Mayıs 2026 dönemi istatistikleri reelde ikinci el otomobil fiyatlarının gerilediğini gösterse de aslında alım gücünün ciddi oranda erimeye başladığını da gösterdi.

Açıklanan rapora göre ikinci el otomobillerde ortalama fiyat 1 milyon 175 bin TL’ye ulaştı.

Bu rakam bugün ülkedeki birçok kişi için çok yüksek.

Yıllık bazda bakınca Türkiye genelinde ikinci el otomobil fiyatları yüzde 22 artmış görünse de enflasyondana rındırılmış biçimde hesapkanınca Yüzde 7,9’luk bir kayıp görüyoruz.

Ayrıca bu işin ana piyasasının döndüğü sahibinden.com üzerindeki ilan sayısı da 904 bin 741 olarak açıklanırken ilan sayısında da bir önceki aya göre yüzde 5,8’lik düşüş vurgusu yapıldı.

Piyasanın yavaşlığını anlatacak en güzel veri elbette ortalama satış süresi. Bu süre de geçen aya göre 1,5 gün uzadı ve 23,8’e çıktı.

***

Aslında 2 yıl önce araba almak için ayırdığınız parayı enflasyona karşı koruyarak saklasaydınız bugün daha iyi bir araba alabilirdiniz ama bugün şartlar aynı değil. Finansman yine sıkışmaya başladı.

Enflasyona ilişkin düşen beklentiler yatay seyre deri döndü. Herkes temkinli.

Yine de piyasadaki spekülatif faaliyetlerin de bu vesile ile azaldığını görüyoruz. Ama yine de Bakanlık tarafından “6 ay 6 bin km” şartının uzatılması çok yerinde bir karar oldu.

İkinci el araç bayileri ve bireysel satıcılar açısından mevcut durum yüksek fiyat beklentisiyle ilanı uzun süre açık tutmanın artık işe yaramadığını net biçimde gösteriyor. Çünkü özellikle ticari olarak bu işi yapanlar için finanasmanın maliyeti de işin hesabına dahil oldu. Aracın satılmadan beklediği her gün ticari olarak zarar yazılıyor.

***

Araçları sınıfladığımızda da aslında her segment birbirine yakın fiyat artışı yaşamış. Elbette en çok tercih edilen B ve C segmentindeki araçlar. Merak edenler için ortalama fiyat ve artış verilerini buraya bırakalım:

Ikinci El Otomobil-1

Yakıt tüketiminde ise net bir elektrikli ağırlığı var. Özellikle büyükşehirlerde trafik sorunu elektrik/hibrit dönüşümüne destek oluyor. Fiyat artışlarına bakınca benzin, LPG ve dizel ekosistemi yüzde 18’lerde kalırken elektriklide artış yıllık ortalamada yüzde 23,7.

***

Talep endeksi ise bizim başlıkta belirttiğimiz konuyu net şekilde gösteriyor. Ulusal talep bir önceki aya göre yüzde 2,8, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 16,2 geriledi.

Satılan araç sayısı Mayıs'ta aylık bazda yüzde 10,7 düştü.

Alıcı tarafında da fiyat bazlı seçicilik arttı. Çünkü yavaş piyasada para kimdeyse söz onundur. Ama ilginç bir veri çok yeni araçlardan ziyade talep yoğunluğu 2009-2013 model arası araçlarda. Bu grupta talep yüzde 15,6 artmış durumda.

Yeni diyebileceğimiz 2022+ grubun alıcısı çok daha fazla seçici. Belki de bu yüzden diğer kategorilere göre yavaş kalıyor. Yine bir talep artışı var ama yüzde 5,2 gibi sınırlı düzeyde.

***

Elbette bu verilerde Kurban Bayramı etkisi de var ama ülkede her alanda düşen alım gücünün öncelikli ihtiyaçlara kaydığını her platformdaki verilerde görüyoruz. İkinci el otomobil piyasasında da daha sık düzeyde model düşürme eğilimi de söz konusu. Bununla ilgili bir veri yok ama birçok kişinin elindeki 2 milyonluk aracı daha düşük modelli araç ile değiştirip elde ettiği fark ile borç/finansman gibi alanlarda kullandığını gözlemliyoruz.

Kredilerin de olmadığı dönemde insanlar haklı da sayılmazlar. Hatta 2009-2013 model hattındaki harekette bu kesimin de bir payı olabilir.

Toparlarsak otomobil bir yatırım aracı olmaktan çıktı. Fiyatlar reelde ucuzluyor ama alım gücü o kadar düştü ki bu alanla ilgilenenlerin sayısı her geçen gün düşüyor.

Kısaca alım gücü bu tarafta da eriyor!