Dün Türkiye’nin vergi sistemi ile ilgili konuları anlatırken şirketlere sağlanan teşviklerin yarattığı etkiden bahsetmiştik. İşte tam o esnada haber bültenlerine malumun ilanı olan bir haber düştü ve BYD Başkan Yardımcısı Stella Li, Türkiye'deki üretim tesisinin kurulum sürecinin durdurulduğunu ve üretime ilişkin belirlenmiş bir takvim bulunmadığını açıkladı.
Bu haberi bir süredir bekliyorduk. Hatta durum ilk dillendirildiğinde konuyu YouTube üzerinden de aşağıdaki video ile değerlendirmiştik:
Bugün geldiğimiz noktada Türkiye 1 milyar dolarlık yatırımı kaybetti. Ama aslında kaybettiği sadece 1 milyar dolar olmadı. BYD için tahsis edilen araziye o dönem yatırım yapabilecek bazı firmalara da olumsuz yanıt verildiği için farklı yatırım fırsatlarını da elinin tersi ile itti.
Ve tabii ki BYD’ye verilen imtiyazların özellikle Togg ekosistemini vurduğunu da söylemek mümkün.
İşin vergisel kısmına gelecek olursak;
Şirketin Türkiye'deki satışları üzerinden yapılan hesaplamalara göre yaklaşık 500 milyon dolarlık vergi kaybı oluştuğunu öne sürdü.
Türkiye, BYD'ye fabrika kurma sözüne karşılık Türkiye'ye ithal ettiği araçlar için "fabrika tamamlanıncaya kadar" yüzde 40'lık gümrük vergisi muafiyeti sağlanmıştı. Söz konusu imtiyazla birlikte marka, Türkiye pazarında 2024’e kadar 2 bin olan satış sayısını 2025'te 45 binin üzerine taşımıştı.
Bu imtiyaz ile birlikte araç başına 7 bin 500 dolar ile 11 bin dolar arasında bir vergi kaybı hesaplandı.
***
Satıştan 3 aşağı 5 yukarı yarım milyar dolarlık zarara yapılmayan yatırımı da eklersek toplam kayıp net 1,5 milyar dolar ve kurulması gereken ekosistemin hasar alması. Mesela sırf bu projeye güvenerek devasa yatırım yapan ve BYD’nin Çin’de de halihazırda tedarikçisi olan Bursa’da bir firmanın 3. fabrika olarak tasarladığı alana mevcut fabrikasının birini taşıyacağı konuşuluyor.
Dolaylı yatırımların da sistemden çıkması ile ne yazık ki hasar daha büyük.
Elbette o dönem yapılan sözleşmede bir cayma durumu da teminat altına alınmıştır. Yıl başında ortaya atılan iddiaların ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın yatırımın tamamlanmaması halinde mevzuatta yer alan yaptırımların uygulanabileceğini söylemişti.
Ortaya atılan bir iddia da bu yaptırımların değerinin 1 milyar dolar olduğu yönündeydi.
Elbette bir açıklama yapılsa da “yatırımdan vazgeçtik” diye resmi olarak ilgili makamlara ulaşmadı. Dolayısı ile düşük vergili BYD’ler satılmaya devam ediyor.
Şirketin öncelik sıralamasının değiştiğini belirten Li, "Şu anda şirket olarak birinci önceliğimiz Macaristan pazarındaki yatırımlarımız. İkinci odak noktamız ise Avrupa genelinde üretim yapabileceğimiz ikinci bir tesis için uygun lokasyonu bulmak olacak" en azından bir süre daha kapıyı açık bıraktı.
BYD bizim gibi popülerleştiği bir pazardan vazgeçmeyecektir ama Türkiye’nin de 1 milyar dolarlık cezayı BYD’den alabileceğini düşünmüyorum. Muhtemelen elde edilen vergi avantajı rakamında uzlaşılarak süreç noktalanır. Bizim de kaybımız zaman ile o dönem yatırım yapacak firmaları kaçırmakla sınırlı kalır.
Bu süreç daha çok su götürür. Çünkü BYD’nin 2026 yıl sonuna kadar üretime başlama taahhüdü var. eğer yaptırım uygulanacaksa da 2027 başına kadar mevcut gidişat devam edecek. Bu yıl da 45 bin bandında araç satılsa zaten BYD hiçbir kaybı olmadan pazardan çekilebilir de!
Bunlar hep ihtimal. Ama gerçek olan şu, BYD projesi o dönem verilen imtiyazlar ile kıyaslandığında ciddi bir anlaşmaydı. Gerçekleşmeyince hasarı da beklenenden ağır olacak gibi.
Hem tren kaçtı, hem elimizde yine sadece toprak kaldı.
Sanki kapütilasyonlar kaldırılmamıştı...