Kovid 19 salgını sonrasında teknoloji dünyası daha sonra adı ‘Küresel Çip Kıtlığı’ olan bir sürece girdi. Devasa üreticilerin bulunduğu bölgelerdeki su krizinden tedarik zincirine kadar birçok parametre üst üste gelince adeta birçok sektör durma noktasına gelmişti ki ülkemizdeki büyük otomobil firmaları bile üretimlerini yavaşlatmıştı.
2026’ya girerken ise bambaşka bir krizin kapısı aralandı. Yeniden düşük segmentli telefonaları kullanmaya ve güncel ürünler ile zamanda geriye gideceğimiz döneme hazırsanız anlatıyorum...
Bu günlerde gelişen yapay zeka teknolojilerinin paralelinde dünya “dinamik rastgele erişimli bellek” yani DRAM krizine girdi.
Şu an bütün teknoloji dünyası yatıp kalkıp RAM bellek krizini aşmanın derdine düştü.
İyi de bunun yapay zeka ile alakası nedir diyenler olursa onun için de şu dipnotu verelim; bilgisayar ya da cep telefonu için üretilen belleklere göre yapay zeka için üretilen bellekler daha yüksek kar marjı barındırıyor. Daha doğrusu bu alandaki bellek çipleri daha karlı.
Talep de bu yönde birikince üreticiler de o tarafa doğru çevirdi kafasını. Bugün birçok bellek çipi üreticisi varsa yoksa yapay zekaya uygun ürünlere yöneldi.
Bu durum da son kullanıcı deneyimi olan cihazlar için yaşanacak bir bellek krizi olarak çıktı karşımıza.
Sektör verilerine göre, Eylül ayında 6,84 dolar seviyesinde olan bellek çiplerinin birim fiyatı, Aralık 2025 itibarıyla yaklaşık yüzde 300 artış göstererek 27,20 dolara yükseldi.
Bu nedenle özellikle dizüstü bilgisayar ve cep telefonu pazarında yükselecek fiyatları göreceğiz diye basit bir düzlemde konuyu tartışabilirdik. Ama bu yokluk öyle bir hal aldı ki tıpkı küresel cip kıtlığı gibi fiyatı artırmak da çözüm olmadı.
Gelen talebe üreticiler karşılık veremiyor. Telefon ve bilgisayar üreticileri de hatların devamlılığı için kritik kararların arifesinde.
Gelen son haberlere göre Dell ve Lenovo gibi küresel ölçekte faaliyet gösteren firmaların, maliyet baskısı nedeniyle orta segment dizüstü bilgisayarlarda standart hâline gelen 16 GB bellek kapasitesini yeniden 8 GB seviyesine düşürme kararı aldı.
Akıllı telefon pazarında da giriş ve orta sınıf modellerde bellek kapasitelerinin bir alt seviyeye çekileceği, bu kararın özellikle fiyat odaklı segmentlerde yaygınlaşacağı kaydedildi.
Başka bir deyiş ile fiyat performans telefonlardaki 6/8 GB ram yerini yeniden 4 GB’lik belleklere bırakacak.
Hatta artık büyük üreticilerin her yıl yerine 2 yılda bir amiral gemisi model duyurması, ürün gamındaki amiral modellerin ağırlığının azaltılması gibi konular da gündeme alınmış durumda.
Kabaca iş öyle bir noktaya geldi ki 2025 içinde çıkan birçok ürün bellek kapasitesi bakımından 2026’nın önünde olacak.
Kuşkusuz bu modeller bize farklı teknolojiler ile aslında şu kadarlık kapasitede gibi pazarlama cümleleri ile anlatılacak. Net olan şu ki yeni nesil cihazların, önceki modellere kıyasla daha zayıf donanımlarla piyasaya sürülmesinin kaçınılmaz hâle geliyor.
Ama sorun yok çünkü zaten ülkemizde kimse teknolojideki bu iyileşme ya da kötüleşmeyi düşünmeden sadece markaların yeni modelini almanın derdinde.
Yukarıdaki konuyu anlayacakları dilde söylemek gerekirse o çok sevilen turuncu 17. nesil telefon çok yüksek ihtimalle 18. neslinden donanım olarak daha güçlü olacak. Ve bunu söylemeden size daha basit cihazları daha yüksek fiyata satacaklar.
Bugün kullandığınız birçok uygulama daha düşük bellekle çalışmak için optimize edilirken bazı fedakarlıklar yaşanacak.
Ve en iyi ihtimalle yılın ilk 6 ayında piyasaya çıkacak her cihaz bu durumdan etkilenecek.
Gelecekte bu dönemde belki “küresel bellek krizi” olarak anılır ama teknolojinin ne kadar tekelleştiği konusunda 2. güzel örnek olarak kitaplarda yerini alır...