Uzun zaman aradan sonra bir gündüz müsabakasıyla 11. hafta maçına çıktık.

Baskın, basanındır anlayışıyla oyuna başlayan Maraş takımı neredeyse ilk 10 dakika rakip sahaya geçmemize izin vermedi.

Geçtiğimiz hafta Muş maçına göre orta sahada Sefa ile başlayarak merkez orta güvenliğini ön plana almış hocamız.

Tunahan, Sefa’yı ikilerken, Hakkı, öndeki alanı kullanan isimdi.

İlk yarının ilk diliminde orta sahaların oyuna hükmedemediği ilginç bir futbol oyununa tanık olduk.

Maraş’a nazaran, Bursaspor topa sahip olma ve pas trafiğini sağlama konusunda yetersiz kaldı.

Taa ki 35. dakikaya kadar...

Buradan itibaren sazı elimize alıp, hem çalmaya hem söylemeye başladık.

Oyunu rakip yarı sahada tutarak, oyunun boyunu da kısaltmış olduk.

Bu 10 dakikalık önde oynama süresi içinde gol girişimlerimiz olmasına rağmen, son hareketlerde bitirmeyi beceremedik.

İkinci yarıya Sertaç-İdris Furat değişikliği ile başlarken, arka arkaya gelen iki pozisyon sonrası aradığımız golü bulduk!

Hakkı yine direkten dönme hakkını kullandıktan hemen sonra, sol çaprazdan Depe’nin golü geldi.

Ama bize sevinmek haram.

Santranın hemen sonrasında kalemize gelen ilk şutta Anıl, gayet güzel kapattığı köşeden, koltuk altı golü yedi.

Tam, iyi başladık, ikinci golü buluruz havası oluştuğu sırada bu golün yenmesi talihsizlik mi? Kader mi? Bilemedim ..!?

Daha önceki bir yazıda da ifade etmiştim;

Gol atarken göbeğimiz çatlıyor. Yerken de göbeğimizi kaşıyoruz...

İkinci yarı boyunca oyunu domine eden ve rakibin üstüne çöken takımımızın karşısında sadece rakip değil, maçın orta hakemi de vardı.

Oyunu, sürekli manipüle eden rakip takım oyuncularına bu kadar davetiye çıkarmak akıllara zarar.

Kaldı ki; maçın sonuna eklenen 7 dakika gerçek zaman kaybının karşılığı değildi..

Sadece, tam dört kere sahaya rakip takım için doktor girdi.

Kurallarda bunun karşılığı birer dakikadan 4 dakikadır!

E peki hani oyuncu değişimleri, hani doktor girmeksizin yerde yatarak geçirilen zaman karşılıkları…?!

Bize gelen, hakem dahil, herkese bir şeyler oluyor.

Ambiyansın yarattığı havadan herkes rol çalmaya bakıyor kendince.

Neyse;

Nihayet, hak ederek 3 puanı alıp, lig lideri Mardin ile puan farkını bire indirip, hemen altımızdaki Aliağa ile ise farkı üçe çıkarmış olduk!

Kahrederek, yine, ahlarla vahlarla elimizden kayıp gidecek üç puanın hanemize yazılmasında, uzatma dakikalarında gelen Muhammet’in kafa golüyle stadyumdan mutlu ayrıldık.

Haftaya, Güzide Gebzespor’a konuk oluyoruz.

Eğer, kayıpsız geçebilirsek, 13. haftada Fethiyespor’u konuk ederek seriyi başarıyla tamamlamış oluruz!

Samimi ve yürekten mücadelelerini esirgemeden oynayıp, zor da olsa galibiyeti sağlayan tüm oyuncularımızı ve teknik ekibimizi gönülden kutluyorum!

Bu arada, geçen hafta Sertaç’a yapılan taraftar muamelesinin karşılığını, bu oyuncunun, ayaklarının birbirine karışması olarak aldık!

Kaybetmek çok kolaydır da, kazanmayı öğrenirsek problemi çözeriz...