Kültür harcamaları 2024 yılında 2023 yılına göre %83,3 artarak 408 milyar 339 milyon 432 bin TL oldu. Kültür harcamalarının, gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2024 yılında %0,9 olarak gerçekleşti.
***
Yukarıdaki cümle bizzat TÜİK tarafından kuruldu. Ülke olarak kültür harcamalarına elimizdeki bütçenin yüzde 1’ini bile çok gördük.
Açıklanan “Kültür Ekonomisi 2024” verileri kapsamında ‘harcamalar arttı’ ifadesi belki de en çok kullanılan kelimelerdi. Ama dillendirilmeyen gerçeği de hatırlatmak lazım; 2023’ten 2024’e muhteşem bir enflasyon gerçeği ile geçtik. Fiyatlar artmayıp da ne olacaktı?
Mesele bizim bu alana yaptığımız harcamalarda GYSH’ye oranla ne kadar artış olduğu, yani insanlar kazancının yüzde kaçını kültüre ayırdığı olmalı.
Yine TÜİK’in ilgili raporunda hane halklarının 2024 yılında gerçekleştirdiği kültür harcamalarında; bilgi işleme ekipmanları yüzde 25,0, kültürel hizmetler yüzde 24,3 ve kitaplar yüzde 18,1 paya sahip oldu.
Gazete ve süreli yayınlar ise yüzde 0,6’da kaldı. Bu alanı yaşatma gayretinde olan ve gereksiz kaynak israfını sürdürmeye meyilli olan özel ve kamu kuruluşlarına da selam olsun.
***
Bir hane insanca yaşayabiliyorsa temel ihtiyaçlar karşılanmalı. Gıda, barınma, sağlık, ulaşım, eğitim ve sosyal güvenlik listede başta ama UNESCO ve OECD gibi kuruluşlar, kültür ve eğlence harcamalarının yaşam kalitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor. Bu da aslında bu harcama kaleminin neden bu kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor biz.
Dünyadaki bazı ülkelerde hane halkının geliri içinde kültür ve eğlenceye ayrılan pay yüzde 2 -yüzde 5 civarında. Buna Fransa, Almanya gibi ülkeleri örnek verebiliriz. Dünyada refah konusunda önde gelen ülkelerde GSYH yüzde 3 - 4 oranında kitap, sinema, tiyatro, konser, müze ve dijital içeriklere harcanıyor.
Bizde bu rakam yüzde 0,9. Ama bunu artırma çabamız da yok. İşte aslında bütün mesele de burada yatıyor.
Bugün her ay gelirin yüzde 3’ünün bu alana aktarıldığını varsayalım asgari ücret 22 bin 104 TL. Bunun yüzde 3’ü 663 TL yapıyor.
663 TL’ye bir konsere gidebilmek imkansıza yakın. Devlet tiyatrolarında bir oyuna 2 kişi gidilebilir. 2-3 kitap alınabilir. 3 sinema bileti (Bursa’da) alınabilir. Bir kahvenin 250 TL olduğu bu coğrafyada kültür de sanıldığı kadar pahalı değil.
Ama işte öncelikler...
Bizim önceliklerimiz farklı. Kira ödenmeli, fatura ödenmeli kalırsa eve yiyecek temel ihtiyaçlar alınmalı. Kalmaz ama kalırsa en azından 1 kez pikniğe gidilmeli. Yaşamak nefes almaktan ibaret değil ya!
Hayat o kadar zorladı ki insanları 600 lira ayırıp ayda 2-3 kitap alıp okumak lüks halini aldı. Ülkemizde bir kişinin maksimum harcaması gelirinin yüzde 0,9’u. Asgari ücretliyi saymıyorum. Onların zaten nefes alacak hali kalmadı. Ağırlıklı kitlemiz de orası olunca, 100 bin TL maaş alan kişinin harcadığı 3 bin lirada onların da sayısına bölündü ve 0,9’a ulaştık.
***
Kültür harcaması dediğimiz şey sadece pahalı tiyatro oyunları, konserler değil. Bir müze kart 100 TL alın şehrinizdeki müzeleri gezin bu kış gününde. Ya da bir kitap alarak şımartın kendinizi.
Ya da boşverin bunları, nefes alabiliyorsak şükredin. “Kültür harcaması bizim neyimize” deyin...