Şehrin tanığı yapılar vardır.
Bulunduğu noktada kültürel değişimlere, zamanın geçişine, bir şehrin dönüşümüne tanıklık eden binalardır bunlar. Sesleri, yüzleri, sokakları duvarlarına hapseder. Kentin belleği olur.
Son yıllarda Bursa akıl almaz bir dönüşüm içerisinde.
Şimdi, bir geriye dönüp bakma vakti. Ucuz nostalji yapma amacında değilim, Bursa’nın belleğinden neler eksilttik ona bir göz gezdirelim...
Doksanlarda Bursa’nın önemli noktalarından biri olan Altıparmak, bugünlerde dev bir gelinlikçiler çarşısı halini aldı. Kafeler, restoranlar, sinema salonları birer birer eksildi sosyal hayattan. En genci elli yaşında olan binaların üst katlarındaki masaj salonu tabelaları göze çarpıyor. Yine bir zamanların meşhur ‘Dönence’si ise yanıp yanıp sönmekle meşgul.
Yıllardır süregelen kentsel dönüşüm şenliklerine, hemen ardında hormonlu büyüyen Çarşamba’ya ise ayrı ayrı parantezler açılır ama acıdır ki o parantezler hep açık kalır. Oradaki hikayelerin nihayete ermesi zor görünüyor...
Şimdilerde Millet Bahçesi olarak anılan bölgede çoğunluğun bildiği üzere Atatürk Stadyumu yer alıyordu. Bu aralar dirilişine sevinilen Bursaspor’un Süper Lig’de şampiyonluğa ulaştığı sezonun ev sahibiydi Atatürk Stadyumu. İnşası için bizzat Atatürk’ün maddi yardımda bulunduğu, isminin heybetini sahaya çıkan rakiplere gösteren, çocukluğumuzda milli bayramların değişmez adresiydi. Stadyum yıkıldı, yanındaki Kültürpark’ın gazı kaçtı.
Eskiden ailelerin göl kenarında, çocukların lunaparkta nefes aldığı Kültürpark ve yeni komşusu Millet Bahçesi, bugünlerde gece aydınlatmasının bile doğru düzgün çalışmadığı, güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığı bir yer halini aldı.
Altıparmak-Çekirge aksında yürüyoruz madem, artık gelelim yazının bam teline; Wamtes’e.
Söylenene göre neredeyse 650 yıllık bir geçmişe sahip olan, bir dönem şehrin nefes alma mekanı kıymetindeki bu yapı, bugünlerde kaderine terk edilmiş bir şekilde bekliyor.

Uludağ Üniversitesi uhdesinde bulunan Wamtes’in, üniversite yönetimi ile işletmeciler arasında dönem dönem yaşanan anlaşmazlıklar sonucunda ‘içinde içki satılıyor’ soslu bir bahane ile kapısına kilit vurulmuştu. Bir ara geri döneceğine dair haberler de çıktı ama görünen o ki işletmeciler ‘harcı borcunu karşılamaz’ düşüncesi ile yatırım yapmaktan kaçınıyor.
Gerçi yapsalar ne olur, Wamtes ne şekilde geri döner, Bursa eski Bursa mı, bu soruların yanıtlanması keyfini sizlere bırakıyorum...
Gelelim yazının finaline, ilk cümlesi ile...
Şehrin tanığı yapılar vardır.
Çiçeği burnunda Cumhuriyet’in kent hayatının şekillendiği noktalardan Altıparmak’tan, Osmanlı’dan mevrus Çekirge’ye doğru ilerlerken; rivayete göre Kanuni’nin, kız kardeşi Hatice Sultan için yaptırdığı havuzun etrafında şekillenen bir hikaye yeniden seslere karışacağı günü bekliyor.
Batı kısmına doğru son hızla büyürken, tanındığı ve bilindiği kabuğunu merkezde bırakan Bursa, aidiyet duygusunu kaybetmenin eşiğinde duruyor. Geçmiş-gelecek arasında bugünü bile zor yaşayan şehir, umalım ki yitirdiği değerleri ileride tekrar bulabilecek iradeye sahip olsun.
Son olarak...
Wamtes’ten hareketle Yusuf Ulcay’ın da kulakları çınlasın.