Son dönemde ekonominin toparlanması adına en çok ihtiyacımız olan konu kuşkusuz pazar çeşitliliği ve pazar derinliğini artırmak. Özellikle bize tarihi ve coğrafi olarak yakın yerlerle yapılan ticarete ciddi bir yoğunlaşma görüyoruz. Oralardaki doygunluğu fark edip alternatif alanlara yönelmeyi gündeme almanın zamanı fazlasıyla geldi.
Bursa’da son dönemde Anadolu Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin (ANASİAD) başını çektiği Libya projesi de bu bakımdan doğru bir gelişme oldu. Libya Türkiye için yeni bir pazar değil ama Bursa için derinleşilebilecek güzel bir lokasyon.
Konuya girmeden önce Libya ile geçmişten günümüze ekonomik alanda yaşananlara bakalım;
Türkiye ile Libya arasındaki ticari ilişkiler, Osmanlı dönemine dayanan tarihi bağlarına rağmen günümüze kadar inişli çıkışlı bir seyir izledi. Özellikle petrol ve müteahhitlik ekseninde gelişen ekonomik iş birliği, siyasi istikrarla doğrudan bağlantılı oldu.
2011’deki iç savaş ve Kaddafi’nin devrilmesiyle birlikte Türk firmaları projelerini yarıda bırakarak ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Ancak 2019’da imzalanan Deniz Yetki Alanları Mutabakatı ve Güvenlik İşbirliği Anlaşmasıyla ilişkiler yeniden canlandı.
İmzalanan son anlaşma ile gördük ki Türkiye ile Libya arasındaki ekonomik ilişkiler daha stratejik bir nitelik kazanmaya başladı. Kuzey Afrika’nın enerji zengini ülkesi Libya, yeniden yapılanma sürecinde altyapı, enerji, inşaat, tarım ve hizmetler alanında ciddi bir yatırım potansiyeli sunarken; Türkiye, hem güçlü müteahhitlik deneyimi hem de ticaret hacmiyle öne çıkıyor.
Bir de rakamlara bakalım;
Türkiye, Libya’nın en önemli ticaret ortaklarından biri. 2020-2022 döneminde Libya’nın ithalatında ilk sırada yer alan Türkiye, 2023’te Çin’in ardından ikinci sıraya gerilese de 2024 yılında yaklaşık 2,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı pazar bilgileri kitapçığına göre Libya’ya yapılacak ihracatta tekstil, mobilya, makine, gıda ürünleri ve inşaat malzemeleri başlıca kalemler arasında bulunuyor.
Müteahhitlik dedik ya işte bunu da açmak lazım Türk firmaları bugüne kadar ülkede 29,3 milyar dolarlık proje üstlendi ve Libya bu alanda Türk şirketleri için en çok iş yapılan üçüncü ülke oldu
Gelelim bu değirmenin suyuna;
Libya, 44,3 milyar varil petrol rezervi ile Afrika’nın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi konumunda. Ayrıca 1,5 trilyon m³ doğalgaz rezerviyle önemli bir enerji ihracatçısıdır
Bu yüzden ithalatta bağımlılıkları her geçen gün yükseliyor.
Peki bölgede ne tür fırsatlar var? Bu sorunun cevabını tine Ticaret Bakanlığı’nın kitapçığından verelim;
Libya’nın elektrik sektöründe %25’lik arz açığı bulunması, Türk enerji şirketleri için hem üretim hem de iletim yatırımları açısından ciddi fırsatlar sunuyor.
1.685 km’lik sahil şeridine sahip olan Libya, balıkçılıkta büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen altyapı eksiklikleri nedeniyle bu kaynaklarını kullanamıyor. Türk yatırımcıları için balık işleme tesisleri, liman altyapıları ve tarım makineleri alanlarında önemli fırsatlar mevcut.
Ayrıca Libya hükümeti, özel sektöre açılacak 200’den fazla proje duyurusu ile sanayi yatırımlarına kapı aralıyor.
Libya, sağlık ve eğitim başta olmak üzere hizmetlerde net ithalatçı konumunda. Türkiye’nin bu alandaki bilgi birikimi, Libyalı yetkililer tarafından doğrudan talep ediliyor.
Sağlık yatırımları, mesleki eğitim projeleri ve bilişim teknolojileri altyapısı, Türk firmaları için uzun vadeli ortaklık imkânları barındırıyor.
Tabii ki Libya bakir bir pazar değil, Libya’da Türk firmalarının en büyük rakipleri İtalya ve Çin. İtalyan şirketleri Libya ile olan tarihi sömürü bağları ve AB teşviklerini kullanarak güçlü bir pozisyonda bulunurken, Çin düşük maliyetli üretimiyle öne çıkıyor.
Peki biz neresindeyiz bu işin?
İşte onun cevabını da ANASİAD Başkanı Hakan Birkan veriyor:
“Yaklaşık bir yıldır sürdürdüğümüz girişimler sonucu, Libya ile tarım ve fuar organizasyonları başta olmak üzere birçok alanda stratejik anlaşmalara imza attık. Libya’da KDV muafiyetinden enerji maliyetlerine kadar yatırımcıya ciddi avantajlar var. Bu kapının Bursa için yeni bir nefes olacağına inanıyoruz.”

Birkan’ın aktardığına göre bugün dernek olarak Libya’daki birçok resmi davete katılan ANASİAD bir anlamda Bursalı firmaların bölgedeki mihmandarı konumuna gelmiş.
Güçlü bir referans kabul ediliyor.
Yukarıda Bakanlığın birçok verisini paylaştım. ANASİAD’ın bölge ile ilgili çalışmalarının hiç biri yoktan var edilmiş şeyler değil. Ama kolay şeyler de değil.
Bölgeyle 2022’de pik yapan ticaretimizin sonrasındaki düşüşünde katkısı olan kalp kırıklıklarının da izlerinin silinmesi gerekli. İşte bunun için de bölgenin dilinden anlayan STK’lar gerekli.
Bu arada unutmadan söyleyeyim; Libya, tıpkı Fas ve Mısır gibi nitelikli personel sorunu olan bir ülke. Ağırlıklı iş gücü mülteci ve iltica edenlerden oluşuyor. Enerji ve üretim maliyeti avantajı ama işçi de bölgenin en büyük handikapı.
Avantajı kadar dezavantajı da hesaplanmalı. Yatırım siyasi risklerin hala sürdüğü yerlere yapılır mı tartışılır ama ticaret için yeniden yapılanan pazardan daha cazibi de bulunmaz gibi...