Bursa’nın gündemi rant odaklı şekillendikçe çok sık duyacağımız konu şehirdeki plansız üretim alanları. Konut ve Sanayi alanlarının iç içe olması eleştiriliyor ve bunun için sürekli planlı yeni üretim alanı ihtiyacı var deniliyor.

Bununla ilgili rakamları da dönem dönem paylaşıyoruz ama artık sanki biraz daha yüksek sesle dillendirmek gerekli. Şehrin iki ucu da şantiye gibi.

Üstelik bir şantiye alanı daha da Endüstri Bölgesi olarak açılacak. Gıda ihtisas OSB konusundaki ihtiyacı bir kenara koyarsak mevcut konvansiyonel üretim hatlarını büyütmek için ölçek ekonomisinde yarışacak işlere imza atmayacaksak yani bir parsel toplulaştırması olmayacaksa bu konuyu artık gündemden çıkarmalıyız.

Bize bundan seneler önce sunulan 2 örnek vardı. Bunlardan birisi Tekstil Boyahaneleri İhtisas OSB (TOSAB) diğeri de Bursa Teknoloji OSB (TEKNOSAB) idi.

***

TOSAB kurulduğunda daha doğrusu Tekstil Boyahaneleri Yardımlaşma Derneği’nin kuruluşu ile 2002’de başlayan süreç 2005’te ete kemiğe bürünüp TOSAB adını aldığında söylenen şey Özellikle Barakfakih OSB, Gürsu OSB (Şimdiki Uludağ OSB) ve DOSAB’daki dağınık halde bulunan tekstil boyahanelerini tek bir lokasyonda toplamaktı.

Aradan 21 yıl geçti. Sahi bu şehri yönetenler en son ne zaman bölgeye gitti? İlk fabrikanın temeli bölgede 2023 yılında atıldı. Son 3 yılda da birkaç parselde daha başlayan inşaatlar oldu. Ama tüm parseller tahsisli. Yani sahipleri belli. Peki kimse 20 yıl boyunca o temellerin neden atılmadığını, o fabrikaların neden taşınmadığını sormayı akıl edemedi mi?

Bugün 210 hektar alanda 71 sanayi parseline sahip TOSAB’da üretim yapılan parsel sayısı ‘Sıfır!’

Bakanlık verilerine göre tahsis yapılan firmaların arasında alakasız sektörlerden firmaların olduğunu ve buranın bir ihtisas OSB olduğunu da hatırlatmak gerekli mi bilemedim! Size bakanlığın sitesindeki tahsisli parsellerin sektör dağılımını da aşağıda veriyorum. Yorumunu yaparsınız.

***

TEKNOSAB konusu da aslında çokça gündeme geldi. Doğa katliamı, köylülerin mera alanları ile çokça tartışıldı. Ama büyük bir hızla altyapı çalışmaları tamamlandı. Yüksek metrekarelerde üretim yapacak firmalara yapılacak tahsisler ile yüksek katma değerli üretim yapılacaktı.

Peki neden çelik merkezi bölgede konumlandı? Ya da hani üretim alanını toplulaştırınca daha yüksek verimde üretim yapacak bazı büyük firmalarımız orayı mevcut işlerinin devamı için kullanıp, Mevcut OSB’lerdeki fabrikalarını da satışa çıkardığında çift taraflı rant elde ettiğini kimse görmedi mi?

Oysa buradaki rantın bir kısmının kamuya dönmesi gerekli değil miydi? Hadi bu olmadı peki neden kamu bu parselleri toplamadı? Rezerv alan olarak stoklamaya başlamadı?

Daha önemlisine geliyorum; Bugün TEKNOSAB’da toplam üretim yapılan alan yüzde 9! Daha inşaatı başlamayan ama tahsis edilmiş sadece 5’i boşta olan 165 parsel ve kapladığı 835 hektar alan burası.

2026’ya kadar tüm parsellerde inşaat başlayacaktı. Sonra 2027 oldu belki 2028 olacak. İyi de orada rant elde etme çabası olmasaydı bugün oraya fabrikayı dikecek ve bu yatırıma hazır yüzlerce firma var bu şehirde. Onların üzeri neden çizildi?

Söylem ve eylem birbirini tutsun diye bu alanların karşılığı bahsettiğimiz alanın 10’da biri kadar rezerv alan elde edebildik mi? Daha doğrusu etmeye çalıştık mı? İşte buna cevap vermek gerekli.

***

İleriTeknosan konusunda dahil bile olmadan önce Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde bu 2 bölgenin incelenmesi gerekli. Eğer inşaat yapmayacak ve rant için elde tutuluyorsa tahsisatların iptali ve bu alana yatırım yapacak firmalara yol açılmalı.

Bunu yapmıyorsak, koskoca bir rant şantiyesinin ortasında insanlar bombaların üzerinde, yanında yaşarken bu şehirde kimse çıkıp plansız alan falan anlatmamalı!