Kolalı devlerin gölgesinde hayatta kalan yerel gazoz markaları, bugün nostalji, kimlik ve etik tüketim dalgasıyla yeniden sahneye çıkıyor.
Üstelik yeniden kendi topraklarından aldığı değerler ile...
Çünkü Gazoz bu ülkede hiçbir zaman sadece gazoz olmadı, bir anı oldu, hikaye oldu ve bölgelerin ürünlerine değer katan bir marka oldu...
Şimdiki genç kuşak unutsa da Türkiye'de gazoz, yalnızca bir içecek değildir; bayram sofralarının, bakkal önü sohbetlerinin, yaz öğleden sonralarının simgesidir.
Bir çocuğun köy kahvesindeki yegane içeceğidir...
***
19. yüzyılın sonlarında Osmanlı topraklarına "gaseuse" adıyla giren bu mütevazı içecek, zamanla Anadolu'nun dört bir köşesinde köklendi ve her şehrin kendi gazozunu doğurdu.
Ama 1970’lerde küresel devler gazozlarımızı alıp içinde bizden ne olduğu tartışılan şeyleri verdi elimize.
Hem de ramazan sofralarını göstere göstere. Oysa “iftarlık” gazozlarımız vardı bizim.
Nihayetinde büyük bir pazar kaybı ile birçok markamız yok oldu gitti. Ama birileri o çocukluğu unutmadığı için direnenler de oldu.
Mesela Bursa’nın simgesi “Uludağ” gibi...
Ama yok olanlar da vardı “Oylat” gibi...
***
Türkiye'nin gazlı içecek sektörü, ölçek olarak küresel ortalamanın oldukça altında seyrediyor; bu da sektör temsilcileri açısından büyük bir büyüme potansiyeli anlamına geliyor. Kişi başına yıllık gazlı içecek tüketimi yaklaşık 170 şişe iken bu rakam ABD'de 750 şişeye yaklaşıyor. TOBB verilerine göre Türkiye'deki tüm içecek tüketiminin yaklaşık yüzde 7'si gazlı içecek kategorisinde gerçekleşiyor.
Bu konuda kamuya açık olarak paylaşılan Ipsos Hane Tüketim Paneli bulgularına göre 2024 yılında gazlı içecekler, tüketicilerin alım miktarını artırdığı kategoriler arasında öne çıktı
Aynı verilere göre Türk hanelerinde evde en fazla tüketilen içecek kategorisi, yılda 57 litre ile gazlı meşrubatlar.
***
Yerel gazoz üretimi açısından bakıldığında, Türkiye genelinde yaklaşık 60 şirketin aktif olarak üretim yaptığını ve bu alana yeni girişlerin de artan taleple birlikte olduğunu görüyoruz.
Sektörün toplam pazar büyüklüğü, son dönemde hızlanan büyümeyle beraber anlamlı seviyelere ulaşmış durumda...
İşte büyüme yöndeki bu sektör içerisine Bursa’da 2 belediye pazar payı almak adına göz dikti.
Birkaç sene önce Oylat’ın ruhundan ilam alan İnegöl Gazozu piyasaya sunulmuştu. Limitli olan üretimin yaygınlaştırılması için çalışmalar devam ederken önceki gün de güzel bir haber Mudanya’dan geldi.
Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç Mudanya’nın simgelerinden incir ile incirli gazoz yaptıklarını ve piyasaya sunacaklarını söyledi.
Bu hamle incirin hikayesine yeni bir halka daha ekledi.
Bir ilçeyi ilçe yapan onunla özdeşleşen şeylerdir. Ve bir çocuk eğlendiği bir günün ardından İnegöl’de içtiği ‘İnegöl Gazozu’nu ya da denizden çıktığında yudumladığı ‘Mudanya Gazozu’nu unutmayacaktır.
***
İnegöl’de zaten belediye tesislerinde bu gazoz var. Mudanya’da da benzer şekilde raflara gelmesi muhtemel. Ama buradan bir çağrı yapmak gerekirse Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa’da üretilen bu gazozların tüm B kafe ve Burfaş tesislerinde de satışa sunulması gerekli.
Bu ürünlerin satış hacminin artması sadece maddi kazanç sağlamayacak. Bölgesel kültürü güçlendirecek. Mudanya’da incir üreticisine, İnegöl’de şeker pancarı üreticisine doğrudan yansıyacak.
Yani aslında tahmin ettiğinizden fazlasına uzanacak.
***
Dedim ya gazoz sadece gazoz değildir...
İnegöl ve Mudanya belediyelerinin de mutlaka 6’lı, 12’li ve 24’lü hediye paketi de hazırlaması gerekli.
Çünkü bazen en iyi hediye misafirliğe götürülen anılardır, buz gibi bir gazozun eşlik ettiği...