Son dönemde Gemlik yine çok konuşulur oldu. Nüfus yapısı nedeniyle siyasetin her geçen gün zorlaştığı Gemlik bu kez deprem ile anılmıyor. Gündemin ana başlıklarında Yeşil OSB, Marmara denizine salınan atıklar ve Atatürk İmzası var. Ayrıca Mevcut Belediye Başkanı Şükrü Deviren’in Gemlik’ten daha fazla Bursa’da boy göstermesi de çokça konuşuluyor.

Daha önce Yeşil OSB’nin Gemlik için yapısal olarak mümkün olmadığını ayrıntıları ile anlatmıştım. Ama bu konu hala fazlasıyla konuşuluyor. Eğer bir yapılanma ille Gemlik’e kazandırılacaksa Serbest Bölge’nin sınırları ile ilgili çalışılması çok daha yerinde olacaktır.

Bununla birlikte sanayi yapısı güçlenen Gemlik’in bazı büyük işletmelerinin Marmara Denizine yaptığı deşarjların Gemlik Körfezine olan etkileri halen daha konuşuluyor. Şu an bilinçli bazı kesimlerin dillendirdiği bu alanı havaların ısınması ile birlikte çok daha fazla konuşan isimler çıkacak.

Ama işte gündemi yine farklı zamanda yakalamış olacağız. Konu aslında net, kimseyi hedef göstermek istemem ama Gemlik’e zarar veren bu şirketlerin yeni ve eski yöneticilerinin kamu görevlerinde de artan etkinliğinin sınırlandırılması gerekli. Zira bazı isimler son dönemde bu konuda peki bir hevesli... Elbette herkes seçme ve seçilme hakkına sahiptir ama özellikle doğanın korunması adına etkin rol oynayan kurumlarda bu tarz insanların yer alması yapıların kimliği ile ters düşmesine ve itibarının kaybolmasına neden oluyor.

***

Gelelim geçen haftanın en çok konuşulan konusuna Cihatlı’nın üstünde Yeni Mahalle sınırında yer alan Atatürk imzasına!

İmza ile ilgili yapılan tahribat haberlerinden hemen sonra Belediye bir açıklama yaparak mevsimsel gerekçelerle imzanın bakıma alındığını duyurdu.

Bu duyuru esnasında imzanın halini buraya bırakıyorum:

Fotoğraf2

Foroğraf1Şimdi burada 2 temel konu var ilki bu denli toplumsal hassasiyet oluşturulan bu konuda neden önceden bir bilgilendirme yapılmadı? Gemlik Belediyesi’nin bu süreci şeffaf yürütmesi gerekmez miydi? Çünkü bu tahribat gibi görünen tutum kuşkusuz belediyeye eksi yazacaktı. Hal böyle olunca durum yine aynı oldu.

Üstelik bölgede daha 6-7 ay önce Gemlik Belediyesi koordinasyonu ve Kent Konseyi öncülüğünde gönüllüler ile bir bakım çalışması yapılmıştı.

Fotoğraf3

Üzerinden bunca az zaman geçmesine rağmen yeniden bakıma alınması da insanların aklında soru işareti uyandırdı.

Bölge ile ilgili 2. konu ise çok daha karmaşık. Bu bölge ne olabilir?

İmzanın bugün yer aldığı alan Yeni Mahalle’de 2488 ada 2-3-4 parseller ile 394 ada 8 parseli kapsıyor.

TKGM verilerine göre 2488 ada 4 parsel mera alanı statüsünde iken diğer parseller tarla vasfında. Gemlik Belediyesi’nin 1/5000’lik nazım imar planı çalışmalarında 4 parselin de fonksiyonu orman alanı olarak belirlenmiş durumda.

Bu ayrıntıları neden verdim?

1/5000lik planda orman alanı olarak gösterilen ama 1/1000lik planı olmayan bu alanlar ilgili bakanlıkların onayı ve kamu yararı oluşturması şartı ile vasıflarını değiştirebilir. Prosedürü ilçe belediyesi için çok fazla ama merkezi yönetim için durum aynı zorlukta değil.

Bölge son dönemde TOKİ Projeleri ile birlikte dikkat çeken bir alan olan Cihatlı Mahallesi’nin hemen üzerinde yer alıyor.

Mevcutta Cihatlı’daki TOKİ konutlarının etrafı zeytinlikler ile çevrili biçimde. Ve Gemlik’e 500 bin sosyal konut projesi kapsamında 3 bin konut yapılacak. Bu konutlar için Cihatlı bölgesinde yer arama çalışması vardı. 3 bin konut için (kabaca 150 blok) sosyal donatı alanları ile birlikte 25 hektar gibi bir alana ihtiyaç duyulacak. Muhtemelen ilk yer tespitleri yapıldı ve TOKİ’ye bildirildi.

İmzanın yer aldığı parsellerin toplam büyüklüğü de 30 hektar kadar ve kadastral yolu net biçimde mevcut. İşte imza konusunun bu kadar hızlı gündeme gelip bir anda tadilat diye açıklama yapılmasına neden olan asıl dedikodu bu. Dedikodu diyorum çünkü ilçenin kahvelerinde bile bu konuşulmaya başladı.

Bazıları da zaten imza orijinaline uygun değildi o yüzden kazıyorlar yeniden yapacaklar diyor. Birileri fark etmez diye mi düşünüldü bilmiyorum ama bölgede bir TOKİ planı varsa bile artık rafa kalkmıştır.

Toplumun hassas noktalarına dokunmadan projeleri hayata geçirmek gerekir. Planlar varsa bile pek ala yan parsellere kaydırılabilir.

Hatta o imzanın bulunduğu alanın sadece imza olan bir tepe değil bir anıt haline gelmesi ve mevsim etkilerinin de en aza indirilmesi adına bir çevre düzenlemesi de yapılması gerekli. Çünkü doğa böyle bir deformasyon yapıyor ve bakım çalışması bu kadar kapsamlı olacaksa önceden önlem almak daha ucuz olabilir.

***

Şükrü Deviren konusuna gelecek olursak;

Bursa’da son dönemde Gemlik Belediyesi Başkan Şükrü Deviren sayesinde salonlarda daha görünür bir hal aldı. Parti ayırmaksızın her davete iştirak etmesi de siyasi nezaket açısından çok kıymetli.

Gemlik ile Bursa’nın arası 30-35 dakika. İlçe dışında bir etkinlik başkanın en fazla 2-3 saatini alır. Yani bu konuyu konuşmaya bile gerek yok. Temsiliyet her alanda değerlidir. Ama bunu doğru da anlatabilmek gerekir.

***

Toparlarsak,

Gemlik son dönemde asıl gündem maddesi olan kentsel dönüşüm ve deprem düzleminden çıkarılarak yeniden dedikodu kazanına dönüştürüldü. Ama bu yaratılan gündem bir zümre hariç kimsenin hayatını ilgilendirmiyor. Gemlik’in özellikle ilçe merkezindeki eski yapıları yenilemesi ve kitlesel bir iyileştirmeyi hayata geçirmekten başka önceliği olmalı. Bunu da sadece belediye değil, kent konseyi, siyasi partilerin hepsi, muhtarlar, STK’lar birlikte planlamalı. Bugün sudan sebeplerle yaratılan ayrımın hasarı yarın çok daha fazla olacak.

Tabii Gemlik’i kurtarmak sadece evleri kurtarmak demek değil. Can çekişen körfez için de aynısını yapmak gerekir.

Bugün konuştuğumuz konuların birer dedikodu olarak kenarda kalması gerekir. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler ama eğer bu dedikodularda gerçeklik payı olanlar varsa da vazgeçilmelidir...