Son dönemde sürekli yetersiz desteklemeler nedeniyle tarım politikalarını eleştiriyoruz. Bu kez belki de son dönemin ayakları en çok yere basan projesini anlatacağım size. Duyurusu şubat 2026’da yapılan Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi’nin başvuruları başladı.
Bu proje özellikle hep söylediğimiz köyden kente göçü engellemek ve kennten köyü desteklemek açısından oldukça önemli.
Projenin özeti küçükbaş hayvancılık yapmak isteyen vatandaşlara bakanlık 95 dişi 5 erkek olmak üzere 100 küçükbaş hayvan verecek.
2026-2028 yıllarını kapsayan proje kapsamında 150 bin küçükbaş dağıtımı yapılacak. Bu rakam kabaca 1500 ailenin x 4 kişi dersek 6 bin kişinin kırsala dönmesi/kırsalda kalması demek.
Dağıtımı yapılacak hayvanlar halihazırdaki TİGEM işletmelerinde yetiştirilen 6-24 ay aralığındaki hayvanlardan oluşacak.
Ortalama alırsak zaten 95 koyunun 45’i yavrulama çağında olacak. 1 koyunun 2 yavrusu olacağı hesabı ile sürünün 1 yılda en kötü ihtimalle yüzde 50 büyüyebilecek olması da unutulmaması gereken bir etmen.
***
Bu proje neden önemli konusunun bir diğer kısmı da hedef kitlesi. Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuyu “aile işletmelerini büyütmek, gençlerimizi ve kadınlarımızı üretime daha fazla dâhil etmek ve meraya dayalı üretimi daha kârlı hale getirmek” olarak açıkladı.
Büyükbaştaki yem bağımlılığının artık can sıktığı ve mera alanlarının yeniden gözde olduğu bir sürecin başladığını da artık ufak ufak görüyoruz.
İşin paydaşları arasında TİGEM ile birlikte Ziraat Bankası’nın finansman imkanları da olacak.
Projeye dahil olan üreticilere bakanlık nakdi avantajlar da sunacak. Çünkü özellikle şehirden göçen kişilerin başlangıç sermayesine erişmesi gerekli.
Projeye kabul edilen üreticilere özel Ziraat Bankası %100 faiz indirimine kadar Temel Hayvancılık Kredisi kullanabilecek.
Yani kredinin finansman yükünü devlet üstlenecek ve üretici basit evrak asrafları dışında ödeme yapmayacak.
Ödemeler’de de kolaylık tanınacak. 2 yıla kadar ödemesiz, devamında toplam 5 yıl veya 7 yıl vade seçenekleriyle bu krediler planlanacak.
Üreticiyi korumak adına ilk yıl hayvanlar TARSİM kapsamında sigortalanacak.
Ve son olarak bakanlık 12 ay boyunca hayvan başına 150 TL yani aylık 15 bin TL aylık bakım besleme desteği ödeyecek. Bu da ilk yıl için fazladan 180 bin TL nakit desteği demek.
Başlangıç finansmanı, sürdürülebilir destek ile ilk yıl tamamen yetiştiriciliğe odaklanarak sürü büyümesi sağlanabilecek ve neslini devam ettiren bir aile hayvancılığı modelinin yaygınlaşacağı doğru bir proje.
Projeye kabul edilenlerin tek sorunu bunu yapacakları alanı bulmak olacak. Özellikle dezavantajlı ilçelerde çok makul kiralama seçenekleri ile bu sorun da çözülebilir.
***
Bu avantajları alt alta yazınca herkesin iştahı kabardı ama öyle herkes başvuramayacak demek isterdim ama bu işin sert kriterleri yok. 100’den az hayvanı olan hayvancılar da dahil olmak üzere herkes bu projeye başvurabilecek.
Yani başvuru için tek kriter hayvancılığa istekli olmak. Ama TOKİ mantığı ile kura usulü bu iş yapılmayacak. Proje kapsamında bir analiz yapılacak. Başvuran herkes tek tek değerlendirilecek.
Veteriner Hekim, Ziraat Mühendisi, Gıda Mühendisi olanlar, kadınlar ve gençler başvurularda önceliklendirilecek.
Yani ya nitelikli olarak bu işi yapmak isteyen ya da ailesiyle birlikte köye dönebilecek kişiler seçilmeye özen gösterilecek diyebiliriz.
Tabii hayvanları telef etmeden bakabilecek olamaları da ayrıca değerlendirilecektir.
Dediğim gibi başvurular başladı. Bu yılın ikinci yarısında hayvan dağıtımlarının başlaması planlanıyor.
Duymayan ya da hevesi olan varsa ilçe tarım müdürlüğüne kimlik ve e-devlet şifresiyle giderek hem başvurabilir hem de ayrıntılı bilgi alabilir. Benden söylemesi...