Dünyanın gözü kulağı Amerika Kıtasına çevrildi. ABD’nin Venezuela üzerindeki operasyonu bazı ülkelerce kabul edilirken bazı ülkeler bu duruma karşı çıktı. Siyasi tartışmalar bir kenarda dursun biz Türkiye Açısından Venezuela ne anlam ifade ediyor biraz ona bakalım.

Öncelikle Venezuela ihracatının yüzde 95’ini petrol üzerinden yapan ve sektörel üretim çeşitliliğine ulaşamamış dev bir petrol şirketi gibi çalışıyordu. Petrol satıyor, aldığı parayla da diğer ihtiyaçlarını karşılıyordu. Petrol fiyatlarının eksi seyrettiği pandemi döneminde de bu yüzden ciddi bir krize girdiler.

Bu özellikleri onları önemli bir pazar haline de getirdi. Türkiye uzun yıllardır ikili ilişkilerini yakın tuttuğu Venezuela ile 2024 yılında 665 milyon dolarlık dış ticaret hacmine ulaştı. Kısa vadede bu rakam için hedef 3 milyar dolar, akabinde de 5 milyar dolar olarak ilgili bakanlıklarca açıklanmıştı. 2025 verileri henüz açıklanmadığı için kısa vade hedef konusunda da net bir söyleminde bulunamayacağım ama 2025 yılı içinde birçok ticari ve ticari faaliyeti artırıcı faaliyet yapıldı. Birçok sektörel ziyaretin yanı sıra fuar katılımları da mevcuttu.

2025’te Türkiye’de ve Venezuela’da düzenlenen ticaret fuarlarıyla tarım makineleri, gıda, temizlik ürünleri, tekstil, hazır giyim, kimya, mobilya gibi sektörler tanıtıldı. Bu alanlarda Venezuela’nın alternatif bir pazar olması için uğraş veriliyordu.

Mevcutta Türkiye’den Venezuela’ya ihracat, ağırlıklı olarak gıda ve tarım ürünleri ile tüketim ürünleri üzerine kurulu.

Kalem kalem yazacak olursak başlıca 5 ürün grubumuz şunlar:

- Makarna ve un ürünleri
- Konserve ve işlenmiş et ürünleri
- Bitkisel ve hayvansal yağlar
- Sabunlar ve temizlik/hijyen ürünleri
- Bisküvi, çikolata ve tatlı ürünleri

***

Tabii bu ihracat kadar ithalat da yaptık. İthalatın büyük kısmını demir-çelik ve mineral yakıt gibi sanayi/enerji ürünleri oluşturdu.

Yani Biz ülke olarak sanayi üretiminde stratejik kabul edilen bazı ham maddeleri ve enerji tedarikini sağlarken karşılığında Venezuela’ya ‘hayati’ olan gıda ürünlerini gönderiyoruz. Yaşanan bu sürecin de bize direkt etkisinin olacağı alanlar ilk etapta burası olacak. Bir anlamda “ülke olarak en büyük makarna pazarlarımızdan birini kaybetmek üzereyiz” diyebiliriz.

Tabi bir de geçmişten bugüne yapılan birçok tanıtım harcaması da boşa gitti.

Venezuela’nın yaşayacağı dönüşüm yine petrol temelli olacak. ABD’nin dev şirketlerinin Venezuela’nın en büyük gelir kaynağını yönetmesi aynı zamanda ülkeyi yönetmesi ile eşdeğer. Üretim gücü olmayan ülkenin petrolden gelen kaynağı da başkasının eline geçince bir egemenlikten bahsedemeyeceğiz. Bu da o bölgeyle yapılan ticareti ister istemez baltalayacaktır.

Ama yine de ABD’de halihazırda yerleşik olan firmalarımız için ise bu bölge alternatif bir pazar olarak öne çıkacaktır. Çünkü ekonomik anlamda yıllardır çöküntünün içinde yer alan ve belli bir zümrenin zenginleştiği ve kendi elitlerini yarattığı bir ülkede yapılanların karşılık bulması adına bir refah yükseltilmesi sağlanacaktır.

Bu yöntem ile müdahale meşrulaştırılır ise (daha önce de bazı bölgelerde örneklerini gördüğümüz şekli ile) ABD’deki yerleşik şirketler bu kalkınmayı sağlamakta kullanılacak.

Yani ABD’li şirketlerin petrole karşılık ödediği para dönüp yeniden ABD’li şirketlerin cebine girecek. Refah adı altında Venezuela’nın kaynakları ABD ekonomisini güçlendirmek için kullanılacak.

***

Ülke genelinde, toplam yeraltı altın potansiyelinin de 7 bin tonun üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Yani sadece petrol değil aynı şekilde altın da var.

Şu an Venezuela’nın uluslararası finansal pozisyonunda tuttuğu altın miktarı 160 ton civarında ve küresel rezervler içinde bu rakam orta düzeyde sayılıyor. Hani rakamın büyüklüğünü anlamak için de bunu söylüyorum.

Bir de dünyadaki altının seyrine değiştirebilecek bir gücün de el değiştirmesi olarak bu durumu değerlendirebilir miyiz? Bence değerlendirebiliriz.

Bunca bolluğun içinde yokluğa mahkum edilmiş bir halkın elinden tüm varlıklarının göstermelik yöntemlerle ellerinden alınacağına şahitlik edeceğiz.

Bölgedeki siyasal karmaşa, savaş potansiyeli, ölecek insanlar işin çok daha trajik tarafı. Ama yine de işin dünya ekonomisine olacak etkilerine de bakmak lazım.

Özellikle altın ve petrol fiyatlarındaki seyrin etkileri birçok sektörde görülecek. Son dönemde 100 yıllık tahvilleri konuşan ABD için de bu süreç doların güçlenmesi adına bir öncü gösterge olarak karşımıza çıkabilecek.

Bunların hepsi bir yorum elbette. Günler geçtikçe göreceğiz ve emin olun etkilerini de yakından hissedeceğiz.