İran ve İsrail arasındaki savaş durumu Hürmüz Boğazı’nı etkilemeye başladığında mazot zamlarının misli ile geri döneceğini yazmıştım. Hatta o dönem buna yapısal bir çözüm sunulması gerektiğini de vurgulamıştık.
Bu yazının ardından aradan geçen 20 günlük süreçte ne oldu?
Motorin fiyatı uçmaya devam ederken ben yazıyı yazmaya başladığımda motorine 6,58 TL daha zam geleceği sektör kaynaklarınca aktarıldı. Bugün ben bu yazıyı yazarken Bursa’da 72,11 TL olan motorin siz bu yazıyı okurken son dakika değişikliği olmaz ise 78,69 TL olacak.
Motorinde Eşel Mobil Sistem kaynaklı ÖTV payı kalmadığı için bu alanda yapılacak her zam Bayramın ilk gününden beri kuruşu kuruşuna pompaya yansıyor. Benzin cephesinde ise hala ÖTV payı kaldığı için artışlar daha yavaş.
Özellikle motorin konusundaki zamların genel ekonomiye etkileri için daha önce yazdığım makaleyi de buraya ekliyorum:
***
Biz bugüne gelelim. Neden motorin fiyatı bu kadar sert tırmanıyor? Oysa daha 4-5 yıl önce benzin motorinden pahalıydı. Arada ne değişti? Neler oldu da motorin benzinden neredeyse 15 TL daha pahalı hale geldi?
Konuya başlamadan belirteyim; bu sıkıntı sadece bize özgü değil. Özellikle Avrupa’nın temel problemi. Çünkü Hürmüz Boğazı’nın etkisi her geçen gün artıyor. Hatta bazı ülkeler arz sorunu ihtimaline karşı satışlara 50 litre limiti getirmeye başladı. Şu aşamada bizim için böyle bir risk yok ama fiyatlar yukarıya gitmeye devam ediyor.
***
Motorin ya da halk arasındaki ismi ile mazot tarım, lojistik ve ulaşımda yoğun kullanıldığı için devletlerce düşük vergiyle sübvanse edilen bir alandı. Bu tüm dünyada olduğu gibi bizde de görece benzerdi. Ama ilerleyen dönemde bazı parametreler değişti. Şimdi madde madde bunlara bakalım:
Rafineri yapısı: Benzin daha fazla
Petrol rafinerisinde işlemler sonucunda elde edilen benzin miktarı, motorinin yaklaşık iki katı. Yani aynı ham petrolden çok daha fazla benzin çıkıyor. Ama son dönemde Türkiye'de ve Avrupa genelinde dizel yakıt tüketiminde artış yaşanırken benzin tüketimi aynı oranda yükselmedi. Bu artışı sadece otomobile bağlamamak gerekli. Özellikle mega proje inşaatları, lojistik ve tarım alanındaki gelişmeler motorine olan talebi yüksek oranda artırdı. Rafineriler benzin fazlasını ne yapacaklarını düşünür hale geldiği için fiyatlar aşağıda kaldı.
Türkiye motorini ithal etmek zorunda
Türkiye'deki rafinerilerde işlenen benzin yurt içi talebi karşılarken, motorin üretimi yeterli olmuyor ve önemli bir kısmı ithal ediliyor. Daha önce kamuya açık kaynaklara yansıyan rakamlara göre Türkiye yılda 9 ila 11 milyon ton motorin ithal etmek zorunda. Bu da zaten fiyatın üzerine ekstra maliyet demek.
Küresel talep baskısı
Motorin üretimi dünya genelinde de talebin karşısında yetersiz kalıyor. Bu da Türkiye ve bölgesinde motorinde arz açığına yol açıyor. Taşımacılık, sanayi, tarım gibi birçok stratejik alanın hepsi motorine bağımlı olduğu için talep esnek değil, yani fiyat artsa da kullanım kolayca azalmıyor. Bu artış farklı ürünlerdeki fiyatı yukarı taşıyıp enflasyonla mücadeleyi baltalıyor.
Jeopolitik faktörler
Orta Doğu'daki çatışmaların ardından küresel dizel piyasası, deniz yolu taşımacılığı risklerine ve nakliye aksamalarına karşı aşırı duyarlı hale geldi. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve petrol arzındaki daralma pompa fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Çünkü oluşan riskle birlikte petrolün ana üretim merkezlerinde de üretim kısıtlandı. Taşınamayan petrolün yanına üretim azalması da eklenince kriz kaçınılmaz oldu.
***
Şimdi bütün bunları alt alta koyunca motorin fiyatlarının geriye doğru gitme ihtimalinin ne kadar düşük olduğunu görüyoruz. Savaş ortamı bitip her şey normale döndükten sonra bile ülkemizde motorin fiyatının 50 TL’e inebilmesi için bugünkü satış fiyatından yaklaşık 15 TL daha fazla indirim gelmesi gerekiyor. (Kabaca (78-50)+15= 43 TL) formülü ile bunu hesaplayabiliriz. Çünkü devletin Eşel Mobil’den feragat ettiği vergiyi de alması gerekecek.
Ve ülkemizde artan fiyatın geri gelmesi gibi konularda sıkıntı yaşadığımızı düşünürsek elimizde nur topu gibi bir enflasyon daha olacak.
Çünkü tırlar, iş makineleri ve tarımsal üretim devam etmek zorunda. Motorin talebini azlatmak için bu alanları kısıtlarsak bu sefer arz/talep dengesi şaşacağı için enflasyon oluşacak. Yok aynen devam edersek bu artış fiyatlara misliyle yansıyacağı için yine enflasyon olacak.
Yani her ihtimalde bu zamlar bize enflasyon olarak dönecek.
Merkez Bankası’nın son PPK raporunda da verdiği mesajın karşılık bulma ihtimali de bu zamlar ile güçlendi.
Yani faiz artışı da yeniden gündemde ve bazı planlar yine ötelenebilir.
Kısaca motorin sadece motorin değildir. Yapısal bir çözüm ile stratejik kısım için çözüm bulmak adına normalden daha fazla kafa yormak gerekir...