2025 aslında hiç de beklendiği gibi gitmeyince 2026 başlangıcı ile birlikte çok daha sert bir dönem oldu. Çünkü yedek akçe diye ayrılan tüm değerler 2025 içinde tükendi.

Umutlar 2026’da kredi konusunda en azından bir miktar rahatlama olması yönündeydi.

Ama işler hiç de öyle olmadı. Sanayi tarafında zaten finansmana erişim sorunları zirve yaparken alınan kararlar ile piyasadaki nakit her yönden baskı altına girmeye başladı.

Üretim ve yatırım için zamanında verilen kredilerin amacı dışında kullanılmasının diyetini bugün ödüyoruz.

Çünkü ekonomi yönetimi de çok iyi biliyor ki bazıları yine verilecek yatırım kredisini arsa rantına ya da yata çevirecek!

Geçmişte yaşanan bu konulara girmeden bugün kredi kısıtlamalarının etkilediği ikinci gruba gelelim. Yani Esnafa.

Dün TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken bir açıklama yayınladı ve esnafın borcunu ödeyemediğini, e-haciz uygulamaları yüzünden elindeki malı da kullanamadığını bu sebeple bir yapılandırma sürecinin başlaması gerektiğini anlattı.

Bu açıklamaya şunu da eklemek lazım. Bir süredir esnafın Kredi Kefalet Kooperatifleri aracılığı ile kullandığı uygun maliyetli ama limitli kredilerin şartlarında güncellemeye gidildi ve artık SGK ya da vergi bulunan esnaf bu krediyi kullanamıyor.

Söyle düşünün, uzun süredir piyasa sakin ve iş yapamıyorsunuz. Dükkanın ayakta kalabilmesi için bazı borçları sonra ödemek üzere ötelediniz. Tıpkı koca koca şirketler, belediyeler, spor kulüpleri gibi...

Borcu ödemek için imkan oluşmaya başladı, taksitlendirilse borcu kapatacaksınız ama o da yok.

Sonra hesaplarınıza e-haciz geldi. Elinizdeki arabayı, arsayı satamıyorsunuz. Hesabınıza da son yaptığınız işlerden dolayı para geldi ama onu da kullanamıyorsunuz. Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifinden kredi çekmek isteseniz kredi vermiyor. E haciz dolayısı ile zaten özel bankalardan kredi söz konusu olamaz.

Şimdi bu esnaf arkadaş bu haczi nasıl kaldıracak?

Bunun artık bir düzen altına alınma zamanı gelmedi mi? Tabi bir de koca koca şirketlere bu yaptırımların yarısını bile yapamıyorken esnafı köşeye sıkıştırmanın mantığını da bir bana anlatabilir mi?

2025 yıl sonu itibarı ile Türkiye’de 2 milyon 267 bin 851 esnaf bulunuyordu. Hepsinin tek başına çalışıp 4 kişilik bir aile olduğunu düşünsek bile 10 milyon kişinin hayatını etkileyen kararlardan bahsediyoruz.

Tek başına çalışan olduğu gibi yanında 3-4 kişi çalıştıran marangoz da var bu listede, balıkçı da, oto yıkamacı da sanayideki usta da!

Belki de çok daha geniş bir zümreyi etkilediği için geldi bu kısıtlama tıpkı bireysel kartlara yapılan düzenleme gibi.

Vatandaş ve esnaf sıkıla sıkıla kemerde diş kalmadı. İşini layıkı ile yapan sanayicinin yedek akçesi tükendi, edinim kaybı süreci başladı.

Ne yazık ki Merkez Bankası sadece vatandaş ve esnafa ‘Şahin’ kaldı...