Bursa ile ilgili her konuşmada konu dönüp dolaşıp şehrin plansız büyümesine geliyor.
“Plansız büyüdüğü için bu şehirde hiçbir şey doğru yapılamadı” desek birileri kızar ama dolaylı yoldan tatlı tatlı bunu ima edince sıkıntı kalmıyor.
Bütün bilinen sıkıntıların dışında yapısal sorunlar ve zorunlu olarak kilitlenen lojistik problemleri ile kendi içinde gelişememeye mahkum ve her geçen gün daha da kötüye giden bir kent halini aldı Bursa.
Bütün bu bilgileri alıp heybemize Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in aylık değerlendirme toplantısına gittik. Gündemin ana maddesi ulaşımdı.
***
Mustafa Bozbey sunumunda ulaşım ile ilgili konularda sanki bir yeşil ekonomi zirvesindeymişiz gibi çok fazla sürdürülebilirlik ve karbon kelimelerine vurgu yaptı.
En büyük derdi hava kirliliği ve maliyet yönetimi olan bu şehir için doğru bir yaklaşım. Hele 1,3 milyon aracın yer aldığı Bursa’da toplu taşımayı teşvik edici bir projeksiyon ortaya konulması zaten zorunluluktu.
1/100.000’lik plan ile koordineli hayata geçirilecek ulaşım ve raylı sistem planlarını da başkandan dinledik.
İnsanları “park et-devam et” modeline yönlendirecek ve şehir merkezindeki araç yoğunluğunu azaltacak adımların öncelenmesi sunumun bence yıldızıydı. Çünkü anlatılanlar içinde yapılabilecek ve en gerçekçi olanıydı.
Bir de 12 km’lik bisiklet yolu meselesi var ama sanırım Bursa’yı düşününce rakamın yanında bir sıfır eksik kalmıştı!
Neyse, Bursa Mobilite Merkezi çatısı altında bireysel otomobilleri belli noktalarda park ettirip toplu taşıma ile ulaşımı devam ettirirken bu iki bağlantı arasını 50 metre gibi kısa bir alana indirmek ve ulaşımda hız vaadi güzel görünse de elimizdeki araç parkının yaş ortalaması ve mevcut hatların yetersizliği ile ilgili konuları düşününce bütçe ekseninde bu da biraz uzakta kalıyor.
Mesela bazı hatlarda yolcuların 2-3 otobüs beklemek zorunda kaldığı gerçeği ile önce yüzleşmek gerekli.
Ayrıca metroya paralel giden hatların gereksizliğinin de farkına bu kadar erken (!) varılması ayrı bir konu.
Mudanya ile olan toplu taşıma hattını güçlendirmek için planlanan metrobüs hattı her ne kadar rafa kalktı denmese de ‘Hızlandırılmış otobüs’ adı altında bir anlamda kabuk değiştirecek. Normal otobüsten farkı muhtemelen emniyet şeridinde özel tahsisli bir şeritte gitmesi ve normal hattan çok daha az durakta durması bir de boyutu olacak. Umarım fizibilitesi iyi yapılır yoksa özellikle hafta sonu Mudanya daha ulaşılamaz olabilir. Çünkü bu güzide ilçemizin girişi hala 2 şerit!
***
Biraz da köprüler var tabi. Kentin batçıklar ve yoncalar ile çözülemeyen alanlarına trafik ışığı sayısını azaltacak ve trafiğin yolun üstünden akmasını sağlayacak üst yollar yapılacak. Şehrin 4 bir noktasına; Orhaneli yolundan, Soğukkuyu’ya, Çalı’ya ve daha nice çözülemeyen birçok kavşağa yapılacaklar. Botanik’in önüne başta olmak üzere birçok noktaya da 2026 içinde köprülü kavşaklar yapılacak.
Raylı sistemlerde de şehri 4 bir yandan ray ile bağlayacağız. Ama 2060 yılına kadar!
Çalı’yı Demirtaş’a bağlayacağız, Heykele teleferik yapacağız....
Fark ettiyseniz bunların hepsinin inanmayarak yazdım. Çünkü kağıt üzerinde bir karşılığı yok denecek kadar az. Ama en çok bunları duydu okuyanlar ve bu konular öne çıktı.
Şu an araç parkuru eskidiği için mevcut raylı sistemdeki hatlar 2 dakikada bir sefere izin verse de 6-8 dakika sefer aralığından öteye gidemeyen, mevcuttaki hatların verimliliği için 68 yeni hafif raylı sistem aracına ihtiyacımız varken biz gidip raylı sistem döşeyecek değiliz ya. Bu projeler büyük oranda kağıt üzerinde kalacaklar. Tıpkı 2026 yatırım planlarında yatırım listesinden çıkarılan Görükle metro hattı gibi.
Köprü ve yol inşaatları için gereken iş makinelerini 115’e tamamlama hedefi gibi gerçekçi şeyleri konuşacak olursak;
Köprü ve yollar yapılacaktır. Özellikle Mayıs-Haziran gibi açılması muhtemel Mudanya Kavşağı gibi önemli işlerin bazıları hayata geçirilecektir. Ama bu kadar uç projeyi dillendirmenin nedeni neydi diye sormadan edemedim.
Belediyenin bütçesi ile yan yana koyunca ne kadarının gerçekçi olduğunu biliyoruz değil mi?
Başkan Bozbey kabaca 1 raylı sistem aracından 200 milyon TL olarak bahsetti. Belediyenin toplam bütçesi 37 milyar TL. Yani 185 vagon parası. Bilmem durumu anlatabildim mi?
Yapıldıkça dillendirilmesi gereken ütopik sayılabilecek alanlar olmasa bence Kestel, Gürsu, Yıldırım, Karacabey, İnegöl, Mudanya ve Nilüfer’de yapılan yol çalışmaları daha doğru anlatılabilirdi. Çünkü hayaller gerçekleri baskıladı. Oysa törensiz birçok noktada insanların hayatlarını kolaylaştıran işler de vardı.
Ve tabi 2028’e kadar belediyenin tüm enerji tüketiminin yüzde 25’inin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi, toplu taşımada elektrikli dönüşümü gibi alanlarda ortaya koyulan taahhüt de arada kaynadı gitti...