Bursa’nın su sorununa çare olacağı bangır bangır yıllardır anlatılan Çınarcık Barajı’nın suyu şebekeye ulaştı.
Tamamen Büyükşehir Belediyesi iç kaynaklarından finanse edilen 300 milyon TL’lik By-pass hattı ile şebekeye su planlanandan 9 ay önce verildi.
Bu hat ile birlikte şebeke günlük 100 bin ila 110 bin metreküp aralığında su ile çınarcık barajınbdan beslenecek. Suyun arıtması BUSKİ Dobruca İçme Suyu Arıtma Tesisi’nde gerçekleştirilecek. 2026 içerisinde ise barajın yakınlarında planlanan arıtma tesisi hayata geçirilecek.
Bunlar herkes için, Bursa’daki her insan için oldukça önemli. Ama işin biraz da satır aralarına bakalım.
Eski bakan Turan Tayan’ın açılışta da belirttiği gibi Çınarcık Barajı, DSİ tarafından 1990’ların başında rafta duran bir proje idi. Tayan açılışta bilinmesi için bir önemli konuya daha değindi 1995’te temeli atılan barajın temel atma töreni yapılmadı.
Dolaşıma farklı kaynaklardan sokulan ‘biz yaptık’ haberleri bir kenarda dursun 1991’den bugüne kadar birçok siyasi parti ve siyasi ismin dahil olduğu bir eser Çınarcık Barajı.
Açılışta Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de zaten hakkını verdi ve isim isim saymasa da eski belediye başkanlarından tüm siyasi ve bürokratlara teşekkür etti.
İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin aylar önce yaptığı bir toplantı vardı. Başkan Serdar Atilla Erdem 1987 yılında planlanan Çınarcık Barajı'nın hacminin 187 milyon metreküp olarak hesaplandığını ancak bunun sadece yüzde 23'ü içme suyu için ayrıldığını aktarmış ve eklemişti, “Kuraklık ve şehrin gelişimi o dönemde öngörüldüğünden daha hızlı ilerledi” diye.
Ve Sanayiye küçük bir öneride bulunmuştu. Cümle tam olarak böyle olmasa da “Bu suyu içme suyu olarak kullanalım, sanayici kendisine alternatif kaynak oluşturup, yenilikçi modellere yönelsinler” demeye getirmişti başkan Erdem.
Çünkü Çınarcık Barajı’nın %23’ü içme suyu, yüzde 23’ü tarımsal sulama, yüzde 54’ü de HES için ayrılırken kuyruk suyu Uluabat gölündeki ekosistemi devam ettirmek adına göle bırakılacak.
Bizim burada bakacağımız yer içme/kullanma suyu olarak ayrılan yüzde 23 yani 145 milyon metreküplük kısım. BUSKİ’nin zamanında yaptığı ve şu an bağlayıcılığı tartışılır, öncelik unsuru ile cayılabilir durumdaki protokoller ile bu suyun 34 milyon metreküpü sanayiye verilecek.
Kuruluşundan bu yana çeyrek asırdan fazla geçen ve hala üretim yapılmayan TOSAB ile yıllardır rant ile anılan, üzerindeki üretim doluluğu yüzde 10 seviyesine bile gelmemiş TEKNOSAB bu suyu kullanacak.
Peki bu 34 milyon metreküp su gerçekten ihtiyaçsa nereden bulunabilir?
Serdar Atilla Erdem onun için atık su arıtma tesislerini önermiş ve sadece kendi başına yılda 32 milyon metreküp suyu doğaya bırakan Batı Arıtma Tesisi’ni göstermişti.
Bu arıtma tesisi ile ilgili bölgelerin arası yaklaşık 25 km, Çınarcık Barajı da bu bölgelere 30 km dolayında uzaklıkta. Yani yapılamaz bir durum yok. Tek mesele bu iş için bir kaynak ayırmakta.
Toparlarsak; sorun ortada, çare ortada ama birilerinin çok da umrunda.