Medya aslında algı yönetimi için muhteşem bir enstrüman. Bu yüzden bilim kurgu romanlarında da dünya üzerinde bir konu empoze edilecekse ona uygun medya araçları kullanılır.

Konular hep bir şekilde halka ‘devlet başkanı’ nasıl isterse öyle anlatılır.

Mesela Max Tegmark’ın meşhur Omega Takımı’nın hikayesindeki yapay zeka da dünyayı ele geçirmek için öncelikle bir medya şirketi kurmuştur.

Medyalar şekil değiştirebilir ama günün sonunda toplumsal bilgi aktarımı sağlayan ve bir bilgiyi birilerine empoze edebilmenin en doğru yoludur. Geçmişin gazeteleri kalmadı ama bugünün influencerları, internet siteleri, YouTube kanalları gibi aklınıza gelen birçok alanda sosyalleşmiş medya yönetiyor bu algıyı.

Tabii bir de geleneksel haberciliğin yerini bıraktığı bülten haberciliği var. Oraya girmeden algı konusundan gidelim.

Geçen gece Gemlik Belediyesi bir basın bülteni yayınladı.

Girişinde yazan cümleyi aynen aktarıyorum:
“Gemlik Belediyesi, ilçenin en değerli markası olan Gemlik zeytinine hak ettiği değeri vermek amacıyla bu yıl da zeytin alımlarına başladı. Hasat döneminde üreticiyi desteklemeyi hedefleyen belediye, Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı üreticilerden yağlık zeytini piyasa fiyatının üzerinde, kilogramı 60 TL’den satın alıyor.”

Bakın özellikle rekolte fazlası ürününü satamayan ve tüccara vermek zorunda kaldığı her üründe piyasaya ezilmeye mahkum olan zeytin üreticisi için bu çok güzel bir haber.

Üreticisini destekleyen bir belediye ki bugün sosyal belediyecilik bu alanda da ciddi bir evrim yaşadı.

Ama ardından gelen cümle adeta insanların aklıyla dalga geçer gibiydi...

Uygulama kapsamında 500 kilogram zeytin alınacak”

Bu rakamı size şöyle özetleyeyim:

Ben bu yıl sadece kendim ve yakın arkadaşlarımın ihtiyacı için ailemin yaşadığı köydeki komşularımızdan 800 kilogram zeytin aldım. Piyasa fiyatı 53 TL olan zeytinin kilosuna 55 TL ödedim. O zaman ben de Mudanyalı zeytin üreticisine piyasa fiyatının üzerinde alım yaparak destek verdim diye haber yapabilir miyim?

Benim şahsi olarak 44 bin TL’lik alım yaptığım piyasada koskoca Gemlik Belediyesi 30 bin TL bütçe ayırdı bu konuda.

Diyeceksiniz ki bütçesi azdır, kapasitesi yoktur. Bu yıl zeytinde bir randıman sorunu var. Ben 6 kilogramda 1 litre zeytinyağı sıktırdım. Diyelim ki belediye daha verimi yüksek bir zeytin buldu ve 5,5 kilogramdan yağ yaptı bu zeytini. 91 litre zeytinyağı elde eder. Hepsini yarım litrelik şişelere koysa 182 şişe yağ yapar. Bu rakam da temsil ağırlamada kullanılan ürün adetlerinin yanında devede kulak kalır. Çünkü bir etkinlik olsa zaten 50’si bir kerede kullanılacaktır.

Nasıl güzel uygulama değil mi?

İşte iletişim becerisini burada bir kez daha fazlasıyla gördük sanırım.

Çünkü bültende konuşmasına yer verilen Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren’in sözleri son paragrafta şu şekildeydi:

Bu nedenle ÇKS’ye kayıtlı üreticilerimizin yağlık zeytinini 60 TL’den, 500 kilograma kadar alarak onlara doğrudan destek sağlıyoruz.”

Yani başkan diyor ki ÇKS’ye kayıtlı her bir çiftçiden 500 kilograma kadar alım yapacağız.

Eee şimdi cümleleri aynen verdiğim bu basın açıklamasının başı ve sonu neden farklı?

***

Yukarıdaki her gün farklı bir kurumda mutlaka gördüğümüz bir iletişim sorununa sadece bir örnekti.

İşi iletişim olup iletişim kuramayanlara da güzel bir ders niteliğindeydi!

Bilmem ‘liyakatlı’ bir cevap verebildim mi?