Son günlerde otomotiv tarafında sıkça konuşulan konu BYD oldu. Bunu konuşmamızın temelinde ise ortaya atılan ‘yatırım askıya alındı’ söylentileri oldu.

Bazı yabancı ve yerel kaynaklarda BYD’nin Türkiye’deki 1 milyar dolarlık otomobil fabrikası yatırımını durdurduğu ya da projeyi askıya aldığı yönünde haberler çıktı. Bu haberlerde, fabrika inşaatının yavaşladığı ve sürecin Bir açıklama ile netleşeceği ifade edildi.

Biz bunu neden bu kadar konuşuyoruz konusuna gelirsek;

BYD’ye sağlanan kolaylıklar onların satış tarafında para kazanması ile paralel ülke sanayimize sunacağı katkılar neticesinde endüstriyi direkt etkileyecek bir karardı.

Ülkemizdeki ana sanayilerden farklı olarak BYD elektirkli olarak doğmuş ve bu anlamda birçok farklı know how bilgisi bulunan bir firma. Üretim için bu bilginin önemli bir kısmını da ülkemize taşıyacaktı.

Aslında bizim talip olduğumuz konu buydu. Yan sanayimiz elektrikli konusunda kendisini geliştirecekti. Çünkü diğer ana sanayiler elektrikli modelleri ülkemize getirmekten imtina ediyordu.

Bu haberlerin hemen arkasından yatırımın Suriye’ye kaydırılacağını duyduk. Daha başka başka haberler geldi. Ama resmi açıklama gelmedi.

***

Manisa tarafında BYD’nin 10’dan fazla gizli sözleşme ile fabrika inşasına başladığını ve üretilecek araçların bazı parçaları için yerli tedarikçileri gezdiğini biliyoruz.

Hatta bazı yan sanayi firmalarında kapasitesinin üzerinde iş istemek suretiyle bazı parçalarda kendi tedarikçilerini de yanında getirmek ya da Çin’den ithal etmek isteğinde olduğunu da. Ama bunlar elbette sanayide konuşulan iddialar. Çünkü kimse çıkıp böyle böyle diye açıklama yapmadı.

BYD’nin ülkemizdeki bir başka uzak doğulu ana sanayi gibi asıl tedarikçilerini yanında getirerek üretme çabasında olduğu kamera önünde dillendirilmese de kapalı kapılar ardında konuşuluyor.

Belki de bu yüzden bugün biz bu konuları konuşuyoruz kim bilir?

***

Resmi kanallara gelecek olursak Bir soru önergesi üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır BYD yatırımının teşvik ve izleme çerçevesi içinde takip edildiğini, yatırımın süresinin devam ettiğini ve teşvik şartlarının uygulandığını belirtti.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, da katıldığı bir programda “Sanayi Bakanımızla görüşüyorlar. Problem yok. Sanayi Bakanlığımız süreci takip ediyor. BYD yetkilileri de bu hafta buradalardı” dedi.

Geçen aylarda BYD üst yönetiminin Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirdiği ve Manisa yatırımında yeniden bir hareketlilik olduğu sektörel dernek temsilcileri tarafından da dillendirildi.

Ama dedik ya 10’dan fazla gizlilik sözleşmesi var diye. Birçok konuda kamuoyunun bilmediği şeyler kalıyor kenarda.

Süreç bu anlaşmalar yüzünden şeffaf yönetilemiyor. Bu da spekülasyonları beraberinde getiriyor.

En çok konuşulan da BYD’nin Türkiye’de teşvik avantajı alıp daha hızlı satış odaklı davrandığı ve fabrika yatırımını ötelediği yönünde.

Bilmeyenler için söyleyeyim 1 milyar dolar BYD için çerez parası. Aynı şekilde otomotivde bir otomobil modelini üretmeye kalktığınızda da proje başına her marka kurulu fabrikada o rakama yakın harcamalar yapıyor zaten.

Burada mesele fabrikanın yan sanayiyi desteklemesi konusu. Ama bunu dillendirmek yerine yine satış konusuna değiniyoruz. Çünkü BYD bu yatırıma karşılık %40'lık ek gümrük vergisi teşviği aldı. Bunun da şu ana kadar toplamda BYD’ye 1,5 milyar dolar kazandırdığı resmi olmayan kaynaklarda konuşuluyor.

***

Neden anlattım bunları?

Durumun sandığınızdan büyük olduğunu fark edelim diye. Bu iş sadece bir otomobil fabrikasını Türkiye’ye getirme işi değil. Çinliler de bunun farkında ve daha fazlasını istiyorlar. Çünkü sektörün elektrikli dönüşümünde geride kaldık. Sadece Togg ile bu farkı kapatmamız imkansız. Hatta mevcut OEM’ler de ısrarla konvansiyonel araçları getirdiği için geride kalmaya devam ediyoruz.

Bunu bilen sadece biz miyiz? Elbette değiliz. O yüzden planlandığı gibi değil ağırdan yürüyen ve bu yürüyüş çerçevesinde teşviklerle hala kazanmaya devam eden bir firma var karşımızda.

Biz ne yapıyoruz?
Bir kere devletin otorite gücünü kullandığı kesin. Çünkü biz bu teşvikleri kendi sanayimize de katkı sunması için verdik. Bana göre daha fazla taviz verilmediği için bu yavaşlama karşımıza çıktı.

Bununla birlikte ilginç bir biçimde BYD’nin servis sorunları ve parça tedarikinde uzayan süreleri gündeme gelmeye başladı.

Sosyal medyada çokça BYD şikayeti görüyoruz. Ayrıca BYD güzellemesi yapan, BYD modellerini öven kişilerin sayısı da azaldı. Bunların da zamanlaması manidar değil mi?

Bence alt alta koyunca herkes anlayacaktır her şeyi...