Bursalı makineciler Çin’de düzenlenen ITES China Fuarı'na katıldı. Şimdi bunda ne var diyebilirsiniz.
Gelin anlatayım...
***
Bugün makine sektörünün en büyük sorunu nedir diye hangi makine üreticisine sorarsanız sorun vereceği cevap sadece 3 harf olacaktır: “ÇİN!”
Hatta durum öyle bir hal aldı ki iç pazardaki satışı baltaladıkları için yerli üreticiler Çinli firmaları Türkiye’deki fuarlarda bile istemiyor.
Çünkü Çin makineleri fiyat başta olmak üzere bazı nedenler nedeniyle sadece Türkiye’yi değil Avrupa pazarını da domine etmeye başladı.
Biz Avrupa’nın ve Dünyanın önde gelen üreticileri arasındayken Çinli üreticiler ile birçok coğrafyada pazar savaşını kaybediyoruz.
Bu şartlar altında Çin’e makine satabilme ihtimalimiz zaten sıfırın da çok altında!
Bunun fuar katılımı ile alakası ne dediğimiz kısım da burası.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ‘Makine Teknolojileri UR-GE Projesi’ kapsamında firmaları alanında sektörün en büyük buluşmalarından biri olan ITES China Fuarı'na götürdü.
“Fuarı ziyaret eden Bursalı firmalar, küresel pazarın son teknolojilerini yerinde görme şansı yakaladı.”
Bu cümle de işin güzel bir yaklaşımı oldu. 80 kişiye yakın bir kafile ile fuara katılım sağlandı. BTSO’nun konu ile ilgili bülteninde ‘gerçekten teknoloji transferi yapabilecek kadar sektöre yatırım yapmış’ firmaların isimlerini görememek beni biraz üzdü. Madem amaç buydu yoksa bu işi yapabilecek kalburüstü firmalarımız projeye dahil olmadı mı?
***
Şu UR-GE işini biraz açmak lazım.
UR-GE (Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi) Projesi, Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen, KOBİ'lerin ihracat kapasitelerini artırmak ve uluslararası pazarlarda rekabetçiliklerini güçlendirmek amacıyla işbirliği kuruluşları çatısı altında (odalar, birlikler) sağlanan kapsamlı bir kümelenme ve devlet desteği mekanizması olarak kitapta tanımlanıyor.
Yani bizim ihracat pazarlarını güçlendirmek adına hayata geçirilecek projelerin finanse edilip, sektörlerin yeni pazarlara ulaşmasına destek olmak isteniyor.
Peki biz ne yapıyoruz?
***
Burada şu algı oluşmasın, Fuar ziyaretleri kuşkusuz bir sektörün canlanması adına çok kıymetli ve güncel teknolojiyi görmek adına ziyaretler yapılmalı.
Çünkü teknolojiyi siz üretmiyorsanız günceli takip etmeniz gerekir. Ama devletin desteğini bu alanda kullanmak biraz saçma değil mi?
Zaten teknoloji transferi yapabilecek kapasitedeki firmalar bu fuarlara alanında uzman mühendisleri ya da yönetim kurulu üyelerini gönderiyor. Emin olun bundan da gocunduklarını duymadım.
Özellikle özel makine imalatı yapan firmalar seri üretim makineler tarafındaki hatalardan ders çıkarmaya başladığı için bu alanda daha temkinli.
***
İşin özeti şu: bir kafilenin adeta alım heyeti gibi bir fuara katılması ve buna devlet desteğinin sağlanması ihracatı değil de ithalatı destekleyici bir adım olarak okunuyor. Her ne gerekçe sunulursa sunulsun bunu değiştirmek imkansız.
Şu sorunun cevabını verene kadar: O fuara bir Türk firması katıldı mı?
Bizim fuar ziyaretlerini değil, prestijli fuarlardaki katılımı destekleyici biçimde bu UR-GE süreçlerini yönetmeyi öğrenmemiz lazım. Sadece Makine değil birçok sektörde bu geçerli. Çünkü bizim markalarımızı dünyaya duyurmanın da en basit yolu bu!
Fuarların binlerce ziyaretçisinden birini kimse hatırlamaz ama birkaç yüz katılımcı elbet hatırlanır.
Tabii amaç gerçekten buysa. Yok değilse o başka...
***
Elbette bu işin bir de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı boyutu var. Bence asıl aksayan kısım da burası. Çünkü ihracat odaklı stratejilerin bu gezilerle desteklenemeyeceği aşikar.
KOBİ’lerin desteklenmesi ve KOBİ ekosisteminin büyümesi adına eldeki kaynakların daha verimli kullanılması adına çalışılması gerekmez mi?
Ya da bu işler gerçekten çok faydalı o zaman birisi çıkıp bu fuar gezilerinin somut verilerini paylaşabilir mi?
Çin’i gezdik, geldik, şu var bu üretiliyor, sürücüsüz taksiye bindik hikayeleri dışında tabii...