TÜİK yine işsizlik verilerini açıkladı. Yine tartışmaları da beraberinde getirdi. Ama yine ülke olarak elimizdeki en büyük veri bu. İşsizliğin genel rakamlarını kenarda bir yerde tutarken biz genç işsizliğine odaklanalım. Yani 25-24 yaş arasına.
Bizimle paylaşılan veri setinde 2005’ten bu yana baktığımızda yani 20 yıllık projeksiyonda gençlerde yıllık ortalama iş gücüne katılma oranı yaklaşık %35.9 iken, bu rakam %47 civarına yükseldi. Bu, gençlerin iş arama ve çalışma eğiliminde belirgin bir artışa işaret ediyor.
Tabii rakamsal büyüklükte de bir iş gücü artışı var. Genç iş gücü 2005’te yıllık ortalama 4 milyon 126 bin iken bu sayı 5.5 milyon düzeyine doğru bir büyüme gösterdi.
Genç nüfustaki artan iş gücüne katılım, eğitimden iş gücü piyasasına geçişlerin hızlandığı veya gençlerin erken dönemde iş aramaya yöneldiği anlamına gelebilir. Yani mesleki eğitim, çıraklık ve staj imkânlarının son dönemde kazandığı ağırlığın piyasada da yansımalarının yaşandığını konuşabiliriz.
2022-24 arasında en belirgin iş gücüne yükseliş oranı 30’lu yaşlar olsa da genç işsizliği konusunda alınan karar ve politikalar durumu etkiliyor.
***
Rakamlarla işin sıkıcı tarafını bir kenara bırakırsak işin saha gerçekçiliğine dönelim;
Diplomanın artık para kazandırmadığı ülkemizde çıraklık ve staj programları (son dönemde özellikle MESEM projesi ciddi bir karşılık buldu) yeniden cazip hale gelmeye başladı. Ama burada da bazı insan hakları örgütleri ‘çocuk işçi’ fikri ile programları eleştirmeye başladı.
Bir de 15-24 yaş aralığında üniversiteden yeni mezun ve iş bulamadığı için ‘3 harfli marketlerde kendi mesleğimi yapabilene kadar maaş alayım bari’ diye duran nice üniversite mezunumuz da var. Kabaca 100 bin şubesi olan bir market 3’er kişi çalıştırsa 300 bin istihdam demek. Zaten onların da aradığı gençliğin dinamizmi. Yoksa o şartlarda 40 yaşında biri çalışabilir mi?
Tabii bir de kadınlarımızın artık evlilikten önce kariyer planlamasına başlaması durumu var. Daha fazla iş gücüne katılan ve kendi ayakları üzerinde durmaya genç yaşta başlayan kadınlar oldukça gençliğin dinamizmi de daha gür olacak!
Konuyu çok dağıtmazsak gençlerin iş gücüne katılımı 20 yıllık projeksiyonda artıyor. Bu rakamın sayısal olarak değil oransal olarak artması güzel.
2005 yılında ülke nüfusunun Yüzde 5,95’i 15-24 yaş aralığında ve çalışıyor iken 2025 yılında bu oran yüzde 6,26’ya ulaştı.
Ve bu iş gücüne katılan kuşağın büyük bir kısmı ‘çalışmıyorlar’ denilen Z Kuşağı!
Elinizdeki telefonu bırakıp sokağa çıkınca etrafınıza daha dikkatli bakın. Sosyal medyadaki sokak röportajları ve getirdiği illüzyon bir kenarda durunca koskoca bir kuşağın yanlış anlaşıldığını görebilirsiniz belki!