Bursa son dönemde özellikle makine tarafındaki atılım ile sektörde oldukça öne çıkmış ve akabinde şehrin en büyük 2. sektörü unvanını elde etmişti.
Özellikle lazer tarafındaki yatırımlar ile Alman kalitesindeki ürünleri uygun fiyatla sunabilen sektör bir anda dağıldı.
Çinli firmaların önce yerel distribütörler ardından da bizzat kendi markaları ile girdiği Avrupa pazarında önemli bir gol yiyen üreticilerimiz aynı durum Türkiye pazarında da oluşunca sıkıntı büyüdü.
Bunlar işin evveliyatının özeti. Bugüne gelecek olursak sanayide birçok alanda Çinli markaların lazer kesim makinelerini görmek mümkün. İşletme ve ilk alım maliyeti açısından sunduğu fırsatı maliyet baskısına sıkışan sanayici de kullandı.
Hatta Çinlileri konuşuyoruz ama mesela savunma sanayisinde de İspanyol makinelerin kullanımında önemli bir artış var.
Devasa yatırımların ardından Bursa’nın ve ülkemizin önemli makine üreticileri vites küçültmeye başladı. Bazıları raybalama, büküm, plent, boru kaynak gibi niş alanlara yönelirken Lazer ve abkant tarafında ise Eko modeller gündemde sıcaklığını koruyor.
Özellikle Çin’de Private Label olarak üretilen bu eko modeller sektörü ayakta tutmaya ne kadar yeter tartışılır.
BTSO verilerine göre ağustos ayında Bursa’da 547,4 milyon dolarlık otomotiv ihracatını, 194,6 milyon dolar ile tekstil, 161,6 milyon dolar ile makine takip etti.
Yani makine gerileyen tekstil sektöründen daha çok geriledi.
Ama şehir olarak bu tablodan ders çıkardık mı orası tartışılır bir konu.
Yılın ilk sekiz ayında Bursa için ihracatta tablo çok güçlü. Bursa’nın ihracatı 12,4 milyar dolara ulaştı. Bu, Türkiye toplam ihracatında yüzde 7’lik pay demek. Başka bir ifadeyle ülke ihracatındaki her 100 doların 7’si Bursa’dan geliyor.
Sektörel dağılımda ise lider belli. Otomotiv sektörü Bursa ihracatının yüzde 39,3’ünü tek başına sırtlıyor.
Ama bu rakamın beraberinde getirdiği risk de önemli. Avrupa’daki otomotiv pazarında yaşanabilecek bir daralma, doğrudan Bursa’nın dış ticaretine yansıyacak potansiyele sahip.
Çinliler bu alanda da gümbür gümbür geliyor. Otomotiv tarafındaki parça sayısı azalıyor. Ölçek ekonomisi nedeniyle fiyatlar yüksek kalıyor.
Teknolojiye yatırım yavaşladı. Büyük markalar elektrikli know how bilgisini bizden uzak tutuyor.
Milli gururumuz Togg da olmasa sanayimizde elektrik dönüşümü için adım atılmayacak kadar düşük bir hacim vardı.
Gerçi son dönemde Togg’un da bazı işlerinin Çin’e gittiği söyleniyor ama orası ayrı bir konu.
Toparlarsak, sanayi üzerindeki maliyet baskısı ve sanayinin zamanında elde ettiği kazancı güncel yatırıma çevirememesi Bursa’yı çıkmaza soktu. Tekstil ve makine gerilemeye devam ederken, otomotiv tarafı patlamaya hazır bir bomba gibi bekliyor.
Geçmişin verileri ortada ama kimse önlem almıyor.