Son dönemde atın üzerindeki talep baskısının kırılmasına paralel yaşanan düşüş ile birlikte faizlerin de aşağı yönlü seyri yeniden ‘Borsa’yı gündeme getirdi.
Peki borsa yükselir mi?
Bizim piyasamız için bu sorunun cevabını tüm şirketler için vermek güç. Ama batması ya da yara alması dünyadaki sektörüne zarar verecek şirketlerin en azından hisse fiyatında enflasyonu yakalaması beklenir. Nitekim de genellikle öyle olur.
Küçük piyasaların en büyük handikabı birkaç balina ile manipülasyon yapılabilme ihtimalinin olması. Ne yazık ki Borsa İstanbul geçtiğimiz 2-3 yıllık süreçte oluşan halka arz furyası ile bilançosu borsa için çok küçük şirketlerin halka açılmasına izin verildi. Bu da beraberinde o hisseler üzerinde volatil bir durum oluşmasına neden oluyor.
SPK bu dönemlerde etkin olduğunu düşündüğü adımlar atıyor ama aslında bu tarz her hamle yabancı yatırımcının bizden biraz daha uzak kalmasına neden oluyor.
2+2=4 gerçeği gibi faizler düşerse para alternatif kazanç enstrümanlarına kayar. Altın ve kriptodaki düşüş de göz önüne alınırsa bu dönemde bahsettiğimiz para ya diğer kıymetli madenlere ya da pay piyasalarına yönelecek.
Bunun da hisse fiyatlarına pozitif yansıması muhtemel. Ama yine de oynak ve hacmi düşük bir piyasada rakam ne olur 11 bin barajı 12 binlere taşınır mı tartışmak lazım.
Ama şu bir gerçek ki Borsa İstanbul için yeniden bir halka arz süreci temkinli olarak da olsa başladı. SPK yavaş yavaş yeniden halka arzlara izin veriyor ve bu arzlar yeniden yatırımcı güvenini kazanmaya başladı.
Bununla birlikte, kitlesel Fonlama araçlarının ve kitlesek fonlama yatırımcılarını cezbedecek adımlar ile daha küçük şirketler için Borsa İstanbul’un dışında bir borsa daha oluşturabiliriz. O çok istediğimiz şirketlere kaynak yaratmak adına atılacak adımlarda belli hacmin altındaki şirketleri burada değerlendiririz.
Bu borsa tarafında herkesin defaatle söylediği bir konu ama adım bile atılmıyor. Oysa e-yatırımcı platformu üzerinden KFS yatırımları kapsamında halihazırda bir entegrasyon var. Bunu biraz daha geliştirip ismine farklı bir şey dediğimiz zaman çok da zorlanmayız. Halihazırdaki Kitle fonlaması talebi toplayan aracı kurumlar da burada alım satıma entegre edildiğinde ekosistem de aslınd avar olan bir yatırımın üzerine daha düşük maliyetle inşa edilir.
Bu yapılırsa daha ayakları yere basan, oynaklık olmayan bir piyasa ile riski sevenlerin yer alacağı ve daha hareketli olan ikincil bir piyasa elde ederiz. Berberinde de yabancı yatırımcının geleceği güvenli alanı kurmuş oluruz.
***
Başlangıçta sorduğum soruya gelelim;
Borsa para faizden kaçtıkça yükselir. Ama ülkemizdeki kaynak limitli. Asıl büyük sıçrama olacaksa bunu tetikleyecek yeni yurt dışı fonların ve bankaların Borsa İstanbul’da yatırımcı kimliği ile yer almasına bağlı. Daha önce olmuştu, yine olabilir. Kısa vadede olur mu? Çok mümkün görünmüyor. Ama güvenli liman altının bile yatırımcıya güven vermediği bir ortamda bizimki gibi sığ bir borsanın güven vermesini de bekleyemeyiz zaten.
Ama endeksin yukarı yönlü seyri gelecek için sevindirici. En azından üzerindeki ölü toprağını atmış gibi...