Osmangazi Belediyesi bu yıl 1.sini gerçekleştirdiği kitap fuarının kapılarını açtı. 9 Kasım’a kadar sürecek fuar şehrimizin yeni bir kitapla buluşma noktası oldu.

Niyet elbette halistir ama ilk organizasyonda yapılan hataların da listesini tutmak ve yeni yılda bunları yapmamak için planlamaya dahil etmek gerekir. Organizasyonun ilk gününde fuar alanına gittim. Zaten ikinci ve 3. sefer gitmek için de pek bir neden olmuyor. Çünkü az sayıda diyebileceğimiz yayın evleri ile internette çok daha uyguna bulabileceğimiz kitap fiyatları ile aslında bana çok da cezbedici gelmedi.

Düzenlendikçe artan katılımcı ile muhtemelen bu handikap giderilir ama bazı yayın grupları stantlarına sadece kitap gönderip farklı yayın grubundaki arkadaşlarından ricacı olmuşlardı. Yine de özellikle çocuklara karşı çok cana yakın bir görevli profili vardı.

Yazarların imza programı ve katılımcı profili arasında da örtüşme göremedim. Mesela Saygı Öztürk baya kenarda köşede kimsenin tanımadığı bir yazar gibi kaldı.

Tuna Kiremitçi sahneye çıktı ve benimle birlikte 7-8 kişinin bildiği şarkılarını kurulan alandaki 100 kadar insana söyledi. Hatta bir şarkıda reaksiyon istedi ama aradığını bulamadı.

Aradığımız kitapları da bulamadık elbette.

Ama dedik ya ilk organizasyonun günahı olmaz diye bunları not etmek lazım.

Sükseli bir başlangıç için Serhan Asker, Saygı Öztürk, Tuna Kiremitçi ve Sinan Meydan gibi isimlerin aynı zamanlarda o meydanda olması önemliydi ama işte kitle ile örtüşmeyince tam da öyle olmadı. Süt helvasını yiyen evine dağıldı.

Tabii bu fuarın en güzel yanı ise şehirde gerçekten ulaşılabilir ve sirkülasyonu olan bir alanda yer alması.

Bu anlamda gelişmesi ve özellikte tarihinin doğru zamana alınarak (eylül başı gibi) okullara yönelik yayın evlerini de dahil edersek çok daha güzel olur gibi.

Kitap fuarları internetin yaygınlaşması ve depodan teslimlerin daha ucuz olması nedeniyle zaten her yerde can çekişiyor ama belediye eli ile yapılan bu panayırdan bozma fuarlar (son dönemde neredeyse her ilçe farklı isimle kitap fuarı düzenliyor) o ruhu yansıtmıyor.

Sonuç olarak eksiği olan ama geliştirilebilir ve potansiyeli yüksek bir kitap fuarı Osmangazi’nin ki. Sadece pazar günü değil açık kaldığı her gün ciddi bir kitleyi ağırlayabilecek lokasyon avantajı var. Ama şöyle güzel böyle güzel diye översem bu fuara yapılacak en büyük kötülük olur.

2025 yılında bütün fuarlar interaktif ruhla doğuyor. Bizim kitap fuarlarına da bu interaktif ruhu dahil etmemiz gerekli. Tabii bir de selfie noktalarını.

Unutmadan açılışın ardından başkan Erkan Aydın ve protokol üyeleri stantları gezerken standın önünde kitaplara bakan kızının yanında duran babayı da bir fotoğrafçının geriye çekmesi doğru olmuyor.

Seneye daha iyi bir fuar organizasyonu olur eminim. O zaman da karşılaştırmalı yazarız. Hiç bir şey kusursuz yapılamaz. Ama kusurlarını bilen o kusurlarını iyileştirebilir.