Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Milli Teknoloji Atölyesi ile Arif Ağaoğlu İleri Teknoloji ve Müdendislik Laboratuvarları binası Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla düzenlenen tören ile açıldı.
Bu haberin ayrıntılarını ziyadesi ile haber sitelerinde okudunuz. Ama bu binanın üniversite için önemini de ayrıca anlatmak gerekli.
Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olan Bursa Uludağ Üniversitesi rekabette öne çıkacaksa kuşkusuz olarak mühendislik fakültelerine ihtiyaç var. Bu fakültelerin de hocaların değil bölümün emrinde laboratuvarlara.
İşte bu bina bunun için önemli. 4 bin 500 metrekare alanda üniversite bünyesindeki her mühendislik bölümüne 2 laboratuvar sağlayan toplamda 18 laboratuvar ve bir konferans salonunu bünyesinde bulunduran bir tesis.
Bunlar bir yanda dururken ben 2 alana ayrıca değinmek gerekli
İlki kısa adı BATEG olan Elektrikli Taşıtlar İçin Batarya Teknolojileri Araştırma Ve Geliştirme Platformu.

Burası adından da anlaşılacağı gibi elektrikli araçlara güç vermek üzerine çalışacak. Togg ve Renault’nun birer test aracı da bağışladığı tesiste yerli ve milli olarak elektrikli araçlarda kullanılacak batarya, batarya paketleri ve bu konuda çeşitli yeni ekipmanların endüstriye kazandırılması sağlanacak. Senelerdir çalışan platform artık çok daha donanımlı olarak yola devam edecek.
Açılışta Bakan Mehmet Fatih Kacır’ın dediği gibi “Araştırmacılarımız burada otomotiv firmalarıyla iş birliği içinde mobilite ekosistemimizin ihtiyaç duyduğu çalışmalara imza atacak. Togg ortaya koyduğu vizyon ile Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığında kritik bir adımdı. İlk yerli batarya paketi de bu merkezde geliştirilecek.”
Bu sözler bir temenniden fazlası. Gerçekten ortaya koyulan bir vizyonun yansıması.
Diğer konu ise yine tesis bünyesinde yer alan Milli Teknoloji Atölyesi.
Bu alan aslında bir prototip atölyesi. Mühendislik fakültelerinden çıkacak ürünlerin sahaya olan yansıması için kritik bir adım.

Senelerdir teknoloji geliştirme bölgelerinde kurulmaya çalışılan prototip atölyelerinin mühendislik fakültelerinin bünyesinde olması teknolojinin gelişimi için çok daha kıymetli. Zaten bu atölyelerin çıkış noktası da yine burası. Üniversitelerdeki fikirlerin kanlı ve canlı olarak hayat bulması adına fiziki bir alan zaten şarttı. Bu tesisle birlikte Bursa Uludağ üniversitesinin en büyük kazanımlarından biri de burası oldu.
Üniversitenin gerçekten ihtiyacı olan böylesine bir yapıya kaynak ayıran Ağaoğlu ailesine de ayrıca teşekkür etmek gerekli. Bilimin ve teknolojinin gelişeceği böyle mekanlara ihtiyacımız olduğunu unutmadıkları için ayrıca teşekkür etmek gerekli.
Çünkü bu tarz tesislere kaynak ayırmak herkesin dünya görüşü ile örtüşmez. Nihayete eren tesis Arif Ağaoğlu’nun a-plas’ta ortaya koyduğu vizyonun da eğitime yansıması olacak.
Belki de bu merkez batarya ya da kompozit malzeme konusunda çığır açıcı bir işin ilk noktası olacak?
Kim bilir...