Ardında 70 yıl bırakan ve 71. kuruluş yılında faaliyetlerine devam eden Marmarabirlik 35 milyon dolarlık ihracata ulaşarak bu alandaki kurum rekoru kırıldı. Bu kuşkusuz 8 lokasyondaki kooperatif bölgesi adına oldukça güzel bir haber. Çünkü sıradaki hedef 50 milyon dolar ve bununla birlikte bir kapasite artışı yapılacak.
Konuyu biraz geriye saralım;
Marmarabirlik’te yaşanan görev değişiminin ardından başkanlık koltuğuna oturan Ali Yıldız, Sadece Bursa değil mümkün mertebe Birlik faaliyetinin olduğu tüm lokasyonlarda yer alan gazetecileri entegre tesislerde ağırladı.
Zeytinin hikayesini ve sofraya geldiği süreci aktardıktan sonra yeni dönemdeki projelerini ve hedeflerini anlattı.
En önemli hedef elbette ‘şeffaflık’ oldu. Bundan sonra şeffaf bir yönetim olacağını dillendiren Yıldız’ın bundan sonraki genel kurul toplantılarını da basına açmasını ümit ederek önemini şöyle anlatayım, kooperatif başkanları daha ulaşılabilirken birlik üzerinden bilgi edinmek ya da bir veri temin etmek mümkün değildi. Sadece açıklanan ve ne hikmetse her zaman üreticiyi kolladığı anlatılan haber değeri bile tartışılır basın bültenleri vardı.
Sahadan alan veriyi doğrulayamadığımız yapı ile satış, kapasite, ciro, yatırım gibi birçok konuda ketum olan yapı artık daha şeffaf bir anlayışla yönetilecek diye vaat edildi.
Yaklaşık 30 bin üretici ortağın üzerindeki 8 kooperatifin oluşturduğu Marmarabirlik 68 ülkeye ihracat yapan ve 600’ün üzerinde direkt istihdam sağlayan ve doğal fermantasyon yöntemleri ile güvenilir gıda üreten bir yapı.
Ama artık şovmen olmayan ve ayakları yere basan kararlar ile karşımıza çıkacağı anlatıldı.
Organizasyonda Başkan Ali Yıldız’ın aktardığı ve atlanmaması gereken konuların altını çizmek lazım;
-Bölge kooperatiflerinde atıl durumdaki alanların depolama tesislerine dönüşerek ilave 30 bin tonluk çiğ zeytin alım kapasitesi oluşturmak,
-İhracat bedelini 50 milyon dolara, miktarını iki katına çıkarmak,
-İç pazarda kapısı çalınmayan ya da iletişim kopan AFAD, Jandarma ve Kızılau gibi kurumlarla yeniden işbirliği yapmak
-Kredi kullanmadan üretici ödemelerini yapıp, düşük faizli kredileri doğrudan yatırıma yönlendirmek,
-Yeni tesis ve modernizasyon yatırımları ile birlikte üreticiden 70 bin ton sofralık zeytin alımı yapmak,
-Ortaklara sağladığı ilaç, gübre ve mazot desteğini düşük krediler ve finansman maliyeti ile sunmak,
-Yapılan tasarruf planları ile birlikte yıllık 500 milyon TL kazanım sağlamak. (Ki bu yıl özelinde bu 500 milyon TL sağlanmış ve rakam kalan sürede 1 milyar TL’ye çıkarılabilir mi diye çalışılıyor.)
Bütün bunlar önemli. Çünkü kapasite artırımı, modernizasyon, yedek akçenin oluşturulması, Birlik yapısının mali dengesinin güçlü olması ve ihracat yapılan ülke ve alan sayısının hızla artırılması akabinde coğrafyadaki daha fazla ürünün alınması ve daha yüksek getiri potansiyeli olarak ortaklara yansıyacak konu.
Bunu söyle örnekleyeyim, Başkan Ali Yıldız’ın aktardığına göre bu yıl 170 bin ton dolayında bölgede rekolte beklentisi var. Şu ana kadar ortakların yüzde 30’unun verdiği rekolte beyannamesi 41 bin tona ulaşmış durumda. Marmarabirlik’in mevcutta yağlık dahil alabileceği ise maksimum 55 bin ton dolayında. Ve bu yıl zeytinin çoğu bölgede yok yılı. Sanırım bu veri kapasite artırımının neden bu kadar önemli olduğunu anlatmaya yeter.
Bununla birlikte birliğin 4,9 milyar TL olan cirosunu 6,5 milyar TL’ye çıkarması hedefi var ki, bu durum artık Marmarabirlik’in enflasyona ezilmeyeceği gerçeğinin de göstergesi.
Rakam falan yeterince sıkıcı olan bu yazıyı gelin tatlı bir son ile bitirelim;
Marmarabirlik ürettiği ürünü yeni bir pazara sunabilmek ve katma değeri yükselterek kendisine niş bir alan açmak için vites yükseltti. Palm yağı ve türevleri yerine Marmarabirlik’in tesislerinden çıkan zeytinyağının kullanıldığı fındık oranı yüksek sürülebilir çikolatanın numuneleri hazırlandı.
Bununla birlikte yine zeytinyağı bazlı kozmetik ürünlerinde de Marmarabirlik logosunu göreceğiz. Çünkü bu alanda da yeni ürünleri göreceğiz.
Bu ürünler çok kıymetli. Çünkü hedef kitlesi dünyanın her noktası olduğu gibi geniş bir kesim tarafından tüketiliyor. Marmarabirlik’in giremediği ya da girmek için zorlandığı ihracat pazarlarının bazılarında kapıyı açabilecek birer anahtar.
Ve en önemlisi, ihracat ve iç pazarda tüketimi artırarak ortağın daha fazla ürününün alınmasını sağlayacak bir ilave unsur.
Bu ürünler private label olarak işbirlikleri ile üretilecek ve raflara girecek. Lansmanı yapılınca daha iyi göreceğiz ama gıda sektörü dönüşürken, elimizdeki ürünü her pazar için inovatif araçlara çevirmek trend halini almışken atılan bu adım yıllarca kabuğunda kalan Marmarabirlik için değişimin de en büyük göstergesi.
Satır arasında kaldı ama ilçelerin en yaşlı ağaçlarından mahsul elde edip özel turistik seriler oluşturma fikri de bence tutar gibi...